<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810</id><updated>2012-02-17T03:30:09.088+02:00</updated><title type='text'>Siyah Beyaz Cümleler</title><subtitle type='html'>Hayatını siyah beyaz yaşayanların buluşma noktası</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>25</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-5857299783093239544</id><published>2012-02-13T09:41:00.000+02:00</published><updated>2012-02-13T09:41:24.358+02:00</updated><title type='text'>Potanın Kartalları Yüksekten Uçuyuor</title><content type='html'>&lt;div dir="ltr" style="text-align: left;" trbidi="on"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.bjk.com.tr/media/photos/1200X900_1537787713.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" src="http://www.bjk.com.tr/media/photos/1200X900_1537787713.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Basketbol sever ve takımınınrenklerine aşık biri olarak&amp;nbsp;sizlere ikinci yazımı sunuyorum. Hem birtaraftar hem de çıplak gözle&amp;nbsp;bir takım değerlendirmesi için dünsalondaydım. Salondaki diğer ayrıntılardan önce maç değerlendirmesi yaparakyazıma başlamak istiyorum.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Dün Beşiktaş'ımız liginzorlu rakiplerinden Türk Telekom’u 79-74 mağlup ederek ikinci yarıdaki üst üste3. galibiyetini aldı. Türk Telekom, Euroleague temsilcilerimizden sonra gelenligin en zorlu rakiplerinden biridir. Ligde her maçın aslında çok zor olduğunubu hafta oynanan Bandırma Kırmızı &amp;nbsp;ve Fenerbahçe Ülker maçı ve ligin ilkyarısında oynanan Erdemir maçında hepimiz gördük. Akatlarda galibiyet adına hertürlü mücadeleyi veren oyunculara teşekkür ve tebriklerimi sunuyorum. Dün maçıkaybetmiş olsakta pek sıkıntım olmayacaktı çünkü Türk Telekom'un kadrosundaMurat Can, Nedim Washington, Kambala, Ceyhun, Ali Karadeniz ( Michael Wright)sahada olmasa da Jasaitis&amp;nbsp;&amp;nbsp;gibi tecrübeli ve iyi oyuncularbulunmaktadır. Dün 22 sayıyla Morrison, 17 sayıyla Pops Mensah Bonsu , 11sayıyla Arroyo ve 10 sayıyla Ersin katkı verdi. Bonsu ve Ersin pota altındakisavaşçı kimlikleriyle gelen galibiyette önemli rol oynadılar. Dün KartalÖzmızrak maçın kritik sürecinde yer aldığı süreyi iyi bir şekilde kullandı.Sakatlıktan yeni çıkan Mehmet Yağmur, sürekli üzerinde ağırlık olan Arroyo veçok üzülerek yazdığım bir kayıp Can Akın gibi faktörler ortaya çıkınca gençoyuncunun sahaya adım atma vakti gelmişti.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Deron abisindenöğrendiklerini bize yavaş yavaş gösteren genç oyuncunun yaptığı asist ve attığısayıda bunun göstergesiydi. Umarım o da örnek aldığı ağabeyleri gibi başarılıve taraftarımızı gururlandıran bir oyuncu olur. Barış Hersek&amp;nbsp;&amp;nbsp;iyi birperformans gösterdi. Bir önceki yazımda beklediğim ve inandığım kişi olaraksahadaydı, ribauntlarda yük azalttı, Kambala ve Ali Karadeniz’e karşı gerekliiyi mücadeleyi verdi. Savunma olarak son iki çeyrek kopukluklar olsa da yinedegerekli mücadeleyi veren oyuncuları da tebrik etmek istiyorum Basketbol birtakım oyunudur ve hep beraber savunma yapılır. Serhat Çetin Türkiye de savunmasıiyi olan oyunculardan birisi ama maalesef savunmadaki iyi oyununu hücumlardagöremiyorum. Mehmet Yağmur çok kritik bir nokta da 3 sayılık bir basket atsa dagenel olarak iyi bir performans gösteremedi. Kendisi iyi niyetli bir oyuncufakat sakatlığı yeni geçmiş bir oyuncudan hemen 15 sayı 10 asist bekleyemeyizki zaten ısınırken zorlanmalar yaşar gibiydi. Can Akın'ın da sezonu kapattığını düşünürsek zaten kısıtlı olan Türk rotasyonumuzdan bir kayıp daha verdik demektir. Can Akın'ın yerine bir yerli oyuncu düşünülebilir. Takımımız haftaya FenerbahçeÜlker ile ligde deplasmandaki en önemli maça çıkacak. 2 yarıda da farklı birBeşiktaş izlediğimiz maçta ikinci yarıdaki savunma kopukluklarının büyük veönemli maçlarda affı olmayacaktır. Son iki maçtır ağır yara alan Fenerbahçe debu konuya dahil. Umarım yazdığım ve düşündüğüm gibi olmaz ve sahadangalibiyetle ayrılır ve olası bir playoff eşleşmesinde avantajlı duruma geçeriz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;BASKETBOL DIŞI!&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Dün yine Beşiktaş taraftarıakatlarda her ne kadar 2004-2006 yılları arasında verdiği o müthiş desteğiaratsa da desteğini esirgemedi.&amp;nbsp;Dün tezahüratlar bazen destekleme dışındaağırlıklı olarak Yıldırım Demirören'i protesto etmeye yönelikti. Haliyle kimseBüyük Başkan Süleyman Seba ile Fenerbahçemiz kelimesini aynı cümle içindekullanan ve devam etmekte olan şike soruşturmasında Fenerbahçe’yi kurtarmaçabasında olan bir başkana kimse kollarını açıp karşılamaz. Fakat hoşumagitmeyen ayrıca bir olay vardı. Maç boyunca protestolara surat asan bir ErginAtaman vardı sahada. Protestolardan sonra her yüzüne baktığımda bir yüzekşimesi ve söylenme ruh hali içindeydi diyordum ki bu da maç sonuna yansıdı.Hakem bitiş düdüğünü çalar çalmaz oyunculara taraftara kesinlikle gitmemesitembihledikten sonra önündeki su şişesini tekmeledi ve takımı taraftar ilebuluşturmadan soyunma odasına yolladı. Genel olarak Ergin hocaya bu tavrınıyakıştıramadım ama bu gidiş onu ve Beşiktaş kariyerini olumsuz yönde etkiler.Ergin Ataman bu takımın sadece antrenörü olduğunu ve sadece işini yapmasıgerektiğini unutmamalı. Umarım taraftar-demirören çekişmesi hem Ergin hocayahemde takıma kötü şekilde yansımaz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-5857299783093239544?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/5857299783093239544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/02/potann-kartallar-yuksekten-ucuyuor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/5857299783093239544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/5857299783093239544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/02/potann-kartallar-yuksekten-ucuyuor.html' title='Potanın Kartalları Yüksekten Uçuyuor'/><author><name>Barış Yaprağıgül</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13057316670111906685</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-5452335094161311698</id><published>2012-01-31T23:51:00.000+02:00</published><updated>2012-01-31T23:51:10.085+02:00</updated><title type='text'>Dünden Bugüne Beşiktaş Efsaneleri - Türk Oyuncular</title><content type='html'>Gelin futbolun bu bulanık ve çirkin ortamından biraz uzaklaşalım ve Beşiktaş'ımızın tarihine bir göz atalım. Beşiktaş'ımızın kuruluşundan itibaren tarihimize damga vurmuş türk oyuncular ile ilgili hem onları hatırlatacağım hem de yeni nesillerin onları daha iyi tanımasını sağlayacak harika bir arşiv paylaşacağım. İşte size dünden bugüne resimleri ile Beşiktaş efsaneleri;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;KALECİLER&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://img529.imageshack.us/img529/2165/rasimkarabvu6.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; display: inline !important; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="137" src="http://img529.imageshack.us/img529/2165/rasimkarabvu6.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;RASİM KARA (1950 - )&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;1975-76 sezonunda özellikle Sovyetler Birliği Milli maçındaki olağanüstü performansıyla Beşiktaş’ın kalesini devralan Rasim Kara, aralıksız 9 sezon, siyah-beyazlı takımın kalesini korudu. 1981-82 sezonunda lig şampiyonu olan takımın file bekçisi olan Kara, 1984’te futbola veda etti ve teknik adamlık kariyerine başladı. Uzunköprü ve Antalyaspor takımlarında görev yapan Kara, önce Sepp Piontek’in ardından Fatih Terim’in yardımcılığını üstlendiği A Milli Takım’da kariyerinin en önemli başarılarından birini kazandı. Tarihinde ilk kez Avrupa Şampiyonası finallerine katılma hakkını elde eden Milli Takım’ı Euro 96’ya taşıyan isimlerden biri olan Kara, 1997-98 sezonunda Beşiktaş’ın teknik direktörü oldu. Siyah-Beyazlı takımı hem Şampiyonlar Ligi’ne sokan hem de lig tarihindeki en yüksek gol sayısına ulaştıran Kara, yine de Beşiktaş’tan ayrılmak zorunda kaldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://im.cdn.md/img/Oyuncu/55784_01.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://im.cdn.md/img/Oyuncu/55784_01.jpg" width="144" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;b&gt;NECMİ MUTLU (1937 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Necmi Mutlu, 1937 ylında İstanbul’da dünyaya geldi. 16 yaşında Beykoz’da lisanslı olarak futbola başladı. 5 sezon Kadırga ve Beykoz’da oynadıktan sonra 1958’de Beşiktaş’a transfer oldu. 11 sezonda 241 maçla Türkiye 1. Ligi’nde Beşiktaş’ın kalesini en çok koruyan kaleci olan Necmi Mutlu, 3 Lig, 1 Cumhurbaşkanlığı, 2 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşadı. Özellikle karşı karşıya pozisyonlardaki başarısı, refleksleri ve soğukkanlılığıyla döneminin en önemli kalecileri arasında yer aldı. 1968-69 sezonunun bitiminde kalesini genç Sabri Dino’ya bırakarak futbola veda etti. 5 kez A, 2 kez de B olmak üzere 7 kez Milli oldu. Futbolu bıraktıktan sonra Beşiktaş’ta yardımcı antrenörlük ve kaleci antrenörlüğü yaptı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://galeri.uludagsozluk.com/17/sabri-dino_63350.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://galeri.uludagsozluk.com/17/sabri-dino_63350.jpg" width="173" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;b style="background-color: transparent;"&gt;SABRİ DİNO (1942 - 1990)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Futbola 14 yaşında Tarabya’da başladı. Galatasaray Genç Takımı’nda kısa bir süre forma giydikten sonra Beyoğluspor’a transfer oldu. 1964 yılında Özcan Arkoç’un Avusturya’ya gitmesinin ardından kaleci arayışına giren Beşiktaş, Fenerbahçe’yle kıyasıya bir mücadeleden sonra Sabri’yi renklerine bağladı. 1964-65 sezonundan itibaren önceleri Necmi Mutlu’nun yedeği olarak sahaya çıkan genç Sabri, 1966-67 sezounda kaleyi devraldı. Bir Avrupalı’yı andıran sarı saçları, mükemmel fiziği, beyefendiliği ve kaleciliğiyle örnek bir futbolcu olan Sabri Dino, 1975’e kadar forma giydiği Beşiktaş’ta 194 lig maçına çıktı. 1965-66 ve 1966-67 lig şampiyonluklarında büyük pay sahibi olan Sabri, Necmi Mutlu’dan sonra Beşiktaş kalesini en çok koruyan isim unvanını da halen elinde bulunduruyor. 12 kez A Milli formayı giyen unutulmaz kaleci, özellikle 13 Ocak 1973’te Napoli’deki Dünya Kupası grup eleme maçının kahramanı olarak anıldı. Bu maçta İtalya Milli Takımı’nın yıldızlarına gol şansı vermeyen Dino, maçın 0-0 bitmesinde başrolü oynamıştı. Futbolu bıraktıktan sonra tekstil sektörüne giren Dino, işlerinin bozulması üzerine, 1990 yılında intihar ederek, çok acı bir şekilde aramızdan ayrıldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;DEFANSLAR&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT2C-YQ--RerfHisRXfsOf6WbIvB8jeF3lW3SHmwMDbjXcuFHrD4Yuov1031g" imageanchor="1" style="clear: left; display: inline !important; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcT2C-YQ--RerfHisRXfsOf6WbIvB8jeF3lW3SHmwMDbjXcuFHrD4Yuov1031g" width="146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;HÜSNÜ SAVMAN (1908 - 1945)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;Beşiktaş’ın Bandırma deplasmanına gidişinde Kulüp yetkilileri tarafından beğenilip takıma kazandırıldı. 1926’dan 1943 sonuna kadar 17 yıl Beşiktaş formasıyla genellikle solbek, bazı maçlarda da santrfor olarak oynadı. Cesaretli futbolu, kişiliği ve beyefendiliğiyle tanınan Hüsnü Savman, kısa sürede kulübün sembol isimlerinden biri haline geldi. Beşiktaş’ta Baba lakabı da ilk kez Hüsnü Savman’a verildi. Baba Hüsnü, 1 kez Türkiye Birinciliği, 1 kez Milli Küme, 6 kez İstanbul Ligi ve 1 kez de İstanbul Şildi şampiyonluğu yaşadı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTZQZXa9gVOV9BxDxuFLL_mKFMgjEogK2YXhhi4BSxRUrqt0MQHBbXIpJn-aQ" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://t1.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcTZQZXa9gVOV9BxDxuFLL_mKFMgjEogK2YXhhi4BSxRUrqt0MQHBbXIpJn-aQ" width="181" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;VEDİİ TOSUNCUK (1921 - )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;1921 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Vedii Tosuncuk, futbola 22 yaşında İzmir’de başlamıştır. Beşiktaş Futbol Takımı’nın sol kanadında uzun yıllar başarılı maçlar çıkarmış ve fiziki üstünlüğüne eklediği mükemmel tekniği ile, Siyah-Beyazlı takımımızın şampiyonluklarında önemli roller oynamıştır. Ayrıca Beşiktaş’ta Kaptan’lık mertebesine ulaşmış yıldızlardandır. Uzun, sert vuruşları sayesinde maçın kaderini değiştiren oyuncular arasında yer alan Tosuncuk, Beşiktaş tarihinde Hüsnü Savman’dan sonra gelen en büyük solbek oyuncusudur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQzrByGQmfF_RaOBMMXspEPH3aFUFul8eBjWodbCoOhktH0M3kTLoX3zy2u" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://t0.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQzrByGQmfF_RaOBMMXspEPH3aFUFul8eBjWodbCoOhktH0M3kTLoX3zy2u" width="128" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;FARUK SAĞNAK (1924 - )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;Beşiktaş’ta yetişti ve 1944 ile 1956 yılları arasında, tüm kadrolarda eksiksiz görev yaptı. Defans, orta saha ve hücum hattının sol kanatlarında tüm mevkiilerde aynı başarıyı göstererek oynadı. Kelimenin tam anlamıyla bir “joker” oyuncusuydu. Top tekniği, oyunu okuyuşu, defansta oynarken ileri uçtaki arkadaşlarına attığı paslar, orta sahada oynadığı maçlarda ise yine önündeki gol adamlarına attığı milimetrik paslar, klasının aynasıydı. 12 yıl aralıksız formasını taşıdığı Beşiktaş’ta, 273 maçta yer aldı ve 25 gol kaydetti rakip kalelere.&amp;nbsp;Futbolu bıraktıktan sonra muhtelif dönemlerde Beşiktaş Yönetim Kurulları’nda görev aldı. Tam bir oyuncu sarrafı olarak da tanınır. 1959-60 sezonunun şampiyon kadrosu oluşturulurken; Birol Pekel, Şenol Birol, Arif ve Tuncay Demirtaş gibi genç oyuncuları keşfedip, Beşiktaş’a kazandıran O’dur.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://img86.imageshack.us/img86/8716/medyamj2.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; display: inline !important; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://img86.imageshack.us/img86/8716/medyamj2.jpg" width="113" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;FARUK KARADOĞAN (1947 - )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;1964’de Gençlerbirliği’ne, 1 yıl sonra da Beşiktaş’a transfer oldu. 1965-66 ve 1966-67 lig şampiyonluklarını yaşadı. Yüksek kondisyonu ile sol açık mevkiinin değişmez adı oldu ve 7 yıl boyunca siyah-beyazlı formayı giydi. Beşiktaş’ta oynadığı 171 lig maçında 34 gol attı. 14 kez A, 11 Ümit, 12 Amatör ve15 kez de Genç Milli olmak üzere toplam 52 defa ay-yıldızlı formayı giydi ve Futbol Federasyonu tarafından altın madalya ile ödüllendirilen ilk Beşiktaşlı milli futbolcu oldu. 1972’ de memleketinin takımı olan Adanaspor’a gitti. 1974’te tekrar Beşiktaş’a geri döndü ancak eski formunu yakalamadığı için özel maçlarda yer aldı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://ozanyilmaz.net/wp-content/uploads/Vedat-OKYAR.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://ozanyilmaz.net/wp-content/uploads/Vedat-OKYAR.jpg" width="165" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa; font-family: inherit;"&gt;VEDAT OKYAR (1945 - 2009)&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Bursaspor&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Beşiktaş&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Diyarbakırspor&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Karagümrük&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;takımlarında oynadı. Futbola Bursa'da&amp;nbsp;&lt;/span&gt;İnegölspor&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'da başladı. Tekstilci olan babası Rahmi Okyar'ın,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Beşiktaş Jimnastik Kulübü&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'nde yönetici olduğu dönemde Beşiktaş'a transfer oldu. 1968-1976 yılları arasında Beşiktaş'ta 253 maçta oynayıp, 21 gol attı. 1974-1975 sezonunda&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Türkiye Kupasını&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;kazanan Beşiktaş kadrosunda yer aldı. Futbol oynadığı dönemde kullandığı 43 penaltıdan 42'sini gole çevirdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.gemlikkartallari.com/uploads/images/efsaneler/mehmet_eksi.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; display: inline !important; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.gemlikkartallari.com/uploads/images/efsaneler/mehmet_eksi.jpg" width="129" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;MEHMET EKŞİ (1955 - )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;1955 yılında doğdu. Elazığspor’da oynarken Karadenizliler’in dikkatini çekerek, Trabzonspor’a transfer oldu. Bordo-Mavili takımın şampiyon kadrolarında yer alarak, ünlendi.&lt;br /&gt;1978’de Beşiktaşlı oldu. Ağırbaşlı, az konuşan, öz söyleyen karakter yapısı ile takım arkadaşları arasında saygı uyandırdı ve yöneticiler tarafından “Kaptan”lığa getirildi.&lt;br /&gt;Defansta ve orta sahada, bilhassa hava toplarındaki üstünlüğü ile beğeni kazandı. Zaman zaman hücuma katılarak, galibiyet getiren gollerin de sahibi oldu. Beşiktaş formasıyla 189 maç oynadı ve 25 gol attı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSMCWikEriSENrlxLcixDGQYql9pI1Y90YxQa4l7Mu2KkGmPstgK60A1XeE" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcSMCWikEriSENrlxLcixDGQYql9pI1Y90YxQa4l7Mu2KkGmPstgK60A1XeE" width="130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;SAMET AYBABA (1955 - )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;İskenderunspor’dan 1977-78 sezonunda Beşiktaş’a transfer olan Samet Aybaba, 3 Eylül 1955’te Adana’da doğdu. Siyah-Beyazlı ekipte orta saha ve defansta yer aldı. 11 yıl Beşiktaş forması giydi, kaptanlık yaptı. 334 lig maçında 7 gol atan Samet Aybaba, 1988 Temmuz’unda jübile ile futbolu bıraktı. A Milli Takım’da oynama şansını bir türlü yakalayamayan Aybaba, 2 kez Ümit, 8 kez de genç olmak üzere toplam 10 defa Milli oldu.&lt;br /&gt;2 Lig, 1 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 2 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşayan Samet Aybaba, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük mesleğini seçti.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-snc4/50412_34089908828_6851841_n.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://profile.ak.fbcdn.net/hprofile-ak-snc4/50412_34089908828_6851841_n.jpg" width="154" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;RECEP ÇETİN (1965 - )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;1965 yılında Sakarya’da doğan Recep Çetin, Sakaryaspor altyapısında futbola başladı. Sakaryaspor ve Bursaspor’da forma giydikten sonra 1988 Temmuz’unda Beşiktaş’a geldi.&lt;br /&gt;Siyah-Beyazlı formayı 10 yıl boyunca giydi. 274 lig maçında, 4 gol kaydetti. 4 Lig, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanlığı, 2 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı.&amp;nbsp;Ayrıca, 5 Ümit, 7 Olimpiyat, 1 de Genç olmak üzere Milli formayı toplam 69 kez giydi. 1998-99 sezonunda Beşiktaş’tan Trabzonspor’a, bir yıl sonra da İstanbulspor’a transfer oldu. 2001-2002 sezonu başında futbola veda etti ve antrenörlük yapmaya başladı.&amp;nbsp;55’i Beşiktaş’ta olmak üzere 56 defa A Milli formayı giyen Rec&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;ep, halen Beşiktaş’ın en fazla A Milli olan futbolcusu unvanını koruyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img233.imageshack.us/img233/1337/kadirakbulutyd5.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://img233.imageshack.us/img233/1337/kadirakbulutyd5.jpg" width="132" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;KADİR AKBULUT (1960 - )&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;8 Mayıs 1960’ta Denizli’de dünyaya gelen Kadir Akbulut, 1980’de Denizlispor’dan Beşiktaş’a transfer oldu. Siyah-Beyazlı takımda üçüncü sezondan itibaren solbek mevkiinin değişmez adamı haline geldi. Kara Kartal’da oynadığı 14 yıl boyunca 5 Lig, 3 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşadı.&amp;nbsp;Kadir Akbulut, 1 kez A, 3 kez de Olimpik olmak üzere 4 kez Milli formayı giydi. Futbolu bıraktıktan sonra, bir dönem futbol takımımızın menajerliğini yaptı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.akcesmespor.com/yuklenenler/upload/861f79b1-9b95-406c-87f6-5711a9664291.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.akcesmespor.com/yuklenenler/upload/861f79b1-9b95-406c-87f6-5711a9664291.jpg" width="133" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;GÖKHAN KESİN (1966 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;1966 yılında doğan Gökhan Keskin, 1984’ten 1996’ya kadar Beşiktaş’ta oynadığı 336 lig maçında 14 gol kaydetti. Gordon Milne döneminde kazanılan şampiyonluklarda büyük pay sahibiydi. 1986 yılında Trabzonspor’a attığı gol, Beşiktaş’ı şampiyonluğa taşıdı. Saha içindeki centilmen görüntüsü ve istikrarlı futboluyla A Milli Takım’ın da vazgeçilmez oyuncusu olan Gökhan, 40 kez bu değerli formayı giymeyi başardı.&amp;nbsp;1996-97 sezonunda İstanbulspor’a transfer olan Gökhan Keskin, 2001 yılında futbol yaşamını bu ekipte noktaladı ve sonrasında Aykut Kocaman’ın yardımcısı olarak teknik adamlık kariyerine başladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ9WRTX9pQv4_04CjAwneLAvJRlFBx4ST5rF504VkALx5Tz6Igms8xWcHDBgw" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://t2.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcQ9WRTX9pQv4_04CjAwneLAvJRlFBx4ST5rF504VkALx5Tz6Igms8xWcHDBgw" width="143" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;ULVİ GÜVENEROĞLU (1960 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Elazığspor’dan 1979 yılında Beşiktaş’a transfer olan Ulvi, son derece basit oynayan ama çok yararlı bir savunma oyuncusuydu. 15 yıl boyunca giydiği Beşiktaş formasıyla 406 lig maçında 11 gol attı. 5 lig, 3 kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı. 2 kez Ümit Milli formayı giydi. 1993-94 sezonu sonunda futbola noktayı koydu ve spor yazarlığıyla teknik adamlık yapmaya başladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa; color: #333333;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;br /&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;ORTA SAHALAR&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.sohbetim.com/file/pic/photo/2011/06/Gurbet_eLde-ahmet-ozacar-besiktas-100-gol-jpg.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.sohbetim.com/file/pic/photo/2011/06/Gurbet_eLde-ahmet-ozacar-besiktas-100-gol-jpg.jpg" width="131" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;AHMET ÖZACAR (1937 - 2005)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Türk Futbolu’nun ve Beşiktaş’ın “Küçük” lakaplı büyük yıldızlarından Ahmet Özacar, 1937 yılında Lüleburgaz’da doğdu. 6 çocuklu bir ailenin oğlu olan Ahmet, 1955’te İstanbul’un amatör takımlarından Şehremini Altınok’tan Beşiktaş’a transfer oldu. Aynı dönemde kendisinden 5 yaş büyük Ahmet Berman’la birlikte Beşiktaş’ta yer aldığından “Küçük Ahmet” adıyla anıldı. 1971’e kadar santrfor, sağaçık, solaçık ve sağiç olarak 16 yıl Beşiktaş forması giydi. 1970’te jübilesini yaptıktan sonra, 1970-71 sezonunda tekrar takıma çağrıldı ve Beşiktaş’ın krizli döneminde 3 lig maçında ikinci yarılarda oyuna “kurtarıcı” olarak alındı. Beşiktaş, Avrupa Kupaları’ndaki ilk galibiyetini 28 Eylül 1960’ta Rapid Wien’i 1-0 yenerek alırken tek gol yine Küçük Ahmet’ten gelmişti. Hem Galatasaray’a hem de Fenerbahçe’ye 9’ar gol atan Ahmet Özacar, derbilerde de varını yoğunu ortaya koyan bir yıldızdı. 3 kez Lig, 2 kez de Federasyon Kupası olmak üzere 5 kez Türkiye şampiyonluğu yaşadı. Türkiye Kupası’nda 5 kez rakip ağları sarstı. Türkiye Ligi’nde ise 313 maçta 100 gol attı. Attığı goller kadar, gollük ortalarıyla da ün yaptı. 2 kez A, 1 kez de B olmak üzere 3 kez Milli formayı giydi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="color: #333333;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.besiktask.org/Blog/wp-content/uploads/SANLI-SARIAL%C4%B0O%C4%9ELU1.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.besiktask.org/Blog/wp-content/uploads/SANLI-SARIAL%C4%B0O%C4%9ELU1.jpg" width="139" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;SANLI SARIALİOĞLU (1945 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;1945 yılında doğan Sanlı Sarıalioğlu, futbol yaşamı boyunca sadece Beşiktaş forması giydi. Başarılı futbolculuğunun yanı sıra mükemmel bir kişliğe de sahip olan Sanlı Sarıalioğlu, 14 yıl formasını giydiği Beşiktaş’ta tam 314 Lig maçı oynamış ve 65 gol kaydetmişti. 21 kez A Milli formayı giyen Sarıalioğlu, Pakistan’la oynanan özel maçlarda da 2 gole imza atmıştı. 1975 yılında futbolu bıraktıktan sonra antrenörlük ve menajerlik yapan Sanlı Sarıalioğlu, dönem dönem siyah-beyazlı kulüpte de görev aldı. Beşiktaş tarihinin unutulmaz ismi Sanlı Sarıalioğlu halen spor yazarlığı yapıyor.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_Xg3z7qJa7qI/Si-m291x-5I/AAAAAAAAAx8/Lp6bLhMiqvk/s400/yusuf.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://2.bp.blogspot.com/_Xg3z7qJa7qI/Si-m291x-5I/AAAAAAAAAx8/Lp6bLhMiqvk/s200/yusuf.jpg" width="151" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;b&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;YUSUF TUNAOĞLU (1946 - 2000)&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;1946 yılında doğdu. O da Sanlı Sarıalioğlu gibi Beşiktaş alt yapısında yetişti. Baba Hakkı’nın kontrolünde önce Genç Takım’da arkasından da Profesyonel Takım’da yer aldı. Yalnız Beşiktaş’ta değil, Türk Futbolu’nda 30-40 yılda bir sahalarda görülebilen süper yıldızlardan biriydi. Eğer şanssız bir trafik kazası geçirmeseydi, O’nu Avrupa’nın en ünlü kulüplerinden biri olan Anderlecht’te oynarken tanıyacaktı dünya futbolu... Anderlechtli yöneticilerin dikkatini, 1965 yılında Belçika’da organize edilen Ordulararası Dünya Şampiyonası karşılaşmalarında çekmişti. O’nu terhis olur olmaz renklerine katmaya karar vermişlerdi. Bu büyük transfere Beşiktaş da razı olmuştu. Taraflar her konuda anlaşmışlardı. Bir akşam Boğaz’da yaptığı trafik kazasından sonra Anderlecht bu transferden vazgeçti. Beşiktaş’ın gelmiş geçmiş en muhteşem kadrosu olan; Hakkı’lı, Şükrü’lü, Çengel Hüseyin’li kadrosunda bile ilk onbirde kendisine yer bulabilecek çaptaydı. Beşiktaş’ta 2 Türkiye Ligi Şampiyonluğu, 1 Cumhurbaşkanlığı Kupası yaşadı. 1962-76 yılları arasında 172 lig maçında 23 gol kaydetti. Yusuf’un, 1971-72’deki 5-1’lik Göztepe maçında kaleci Ali’yi bir hareketle ters köşe yaparak topu ağlara göndermesi, unutulmayan golerinden biriydi. 6 kez A, 3 kez Ümit, 5 kez de Genç olmak üzere toplam 14 kez Milli oldu. Büyük top tekniği, driplingleri, arkadaşlarına attığı milimetrik paslar ve oyun kuruculuktaki zekası ile Avrupa çapında bir oyuncuydu. Futbolu bıraktıktan sonra, uzun bir dönem Beşiktaş alt yapısında görev aldı. 2000 yılında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşama çok erken veda etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.gemlikkartallari.com/uploads/images/efsaneler/necdet_ergun.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.gemlikkartallari.com/uploads/images/efsaneler/necdet_ergun.jpg" width="138" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;b&gt;NECDET ERGÜN (1954 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Mayıs 1954’te Sivas’ta dünyaya gelen Necdet Ergün, İstanbul Anadolu Takımı’nda futbola başladı. İlk profesyonel olduğu Boluspor’da herkesin dikatini çeken bir performans sergiledi. Daha sonra Trabzonspor’a transfer olan Necdet, Trabzonspor efsanesini yaratan isimlerden biriydi. Kısa boyu ve kalın bacaklarıyla sağ kulvarı mükemmel kullanan Necdet Ergün, 1979 yılında Beşiktaş’la sözleşme imzalayarak siyah-beyazlı formayla tanıştı. Siyah-beyazlı ekipte 186 lig açında 48 gol kaydetti. 81-82 ve 85-86 şampiyonluklarında önemli pay sahibi olan Necdet Ergün, özellikle derbi maçlarında asistleri ve golleriyle öne çıkardı. 9 kez A Milli formayı giyen Necdet Ergün, 1986’da futbolu bıraktı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.cengizgurcay.com/wp-content/uploads/bjk_ziya_dogan13.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.cengizgurcay.com/wp-content/uploads/bjk_ziya_dogan13.jpg" width="152" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;ZİYA DOĞAN (1961 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;1961 yılında Gümüşhane’de dünyaya gelen Ziya Doğan, Beşiktaş alt yapısında futbola başladı. 1978-79 sezonunda A Takım’a yükseldi. Kısa sürede mücadeleci futbolu ve çalışkanlığı ile takımın gözdesi oldu. Önceleri kafa vuruşları zayıftı. Toprak zeminli Şeref Stadı’nda yaptığı idmanlar sayesinde bu eksikliğini kapattı ve uçarak attığı kafa golleriyle ünlendi. Orta saha oyuncusu olmasına karşın son derece gole yakın bir stili vardı. Beşiktaş formasıyla 9 sezonda 194 lig maçında 38 gol attı. Türkiye Kupası’nda da 9 golün altında onun imzası vardı. 1 kez A, 3 kez Ümit, 6 kez Olimpik olmak üzere 10 kez Milli formayı giydi. Futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük mesleğini seçen Doğan, Beşiktaş’ta Nevio Scala’nın yardımcısı olarak çalıştı. 2001-2002 sezonunda ligin son sırasındaki Malatyaspor’un kümede kalmasını sağlayarak, bu meslekte de başarılı bir çizgi yakaladı. Ziya Doğan, Türk Futbolu’nda aranan teknik adamlardan biri olmayı, başarılı kariyerini sürdürüyor.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://galeri.uludagsozluk.com/10/r%C4%B1za-%C3%A7al%C4%B1mbay_56811.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://galeri.uludagsozluk.com/10/r%C4%B1za-%C3%A7al%C4%B1mbay_56811.jpg" width="130" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;RIZA ÇALIMBAY (1963 -)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;2 Şubat 1963 yılında Sivas’ta doğan Rıza Çalımbay, futbola Beşiktaş Minik Takımı’nda başladı. Bitmez, tükenmez enerjisi ve saha içindeki çalışkanlığı nedeniyle “Atom Karınca” lakabı ile anıldı.&amp;nbsp;1980-81 sezonunda A Takım kadrosuna yükselen Rıza Çalımbay, orta sahanın sağında parladı. Ayrıca orta sahanın ortasında ve sağbek mevkiinin de alternatif adamıydı. Bireysel oyuna çok pirim tanıyan Türk futbolundaki ilk görev adamlarından biriydi belki de Rıza...&amp;nbsp;Beşiktaş A Takımı’nda 16 sezonda 494 lig maçında 41 gol kaydetti. Birinci lig tarihinde en çok forma giyen Beşiktaşlı futbolcu unvanını kazandı. Futbol yaşamı boyunca sadece Beşiktaş formasını giyen Rıza Çalımbay, unutulmaz kaptanlardan biri oldu.&amp;nbsp;16 yılda 6 Lig, 3 Türkiye Kupası, 4 Cumhurbaşkanığı, 1 Başbakanlık ve 6 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşayan Çalımbay, 1996 Temmuz’unda yaptığı jübile ile futbolu bıraktı.&amp;nbsp;37 kez A, 8 kez Ümit ve 6 kez de Genç olmak üzere toplam 51 kez Milli formayı giydi. 13 Kasım 1991’de 3-1 kaybettiğimiz İrlanda Cumhuriyeti maçında tek golümüzü penaltıdan kaydetti. Fenerbahçe’ye 6, Galatasaray’a da 1 gol atan Rıza, derbilerdeki üstün performansıyla dikkatleri çekti.&amp;nbsp;1992’de UNICEF’in düzenlediği maçta Dünya Karması’nda yer alan ve Alman Milli Takımı’na karşı sahaya çıkan Rıza, bu onuru alan ilk Beşiktaşlı olmayı da başarmıştı.&amp;nbsp;1995-96 sezonunda Beşiktaş formasıyla jübile yaparak yeşil sahalara veda eden Rıza Çalımbay, futboldan hiç kopmadı ve kariyerine antrenörlük yaparak devam etti.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://5jk.net/wp-content/uploads/2011/09/ozdilek.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://5jk.net/wp-content/uploads/2011/09/ozdilek.jpg" width="160" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;MEHMET ÖZDİLEK (1966 - )&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Oyun stili ile Belçikalı Vincenzo Scifo’ya benzetilen Mehmet Özdilek, 1966’da Samsun’da dünyaya geldi. Samsun Ladikspor’da futbola başladıktan sonra 1988’de Kahramanmaraşspor’u 2. Lig şampiyonu yaptı. İnanılmaz futbol yetenekleri, kısa sürede büyük takımlar tarafından keşfedilmesine neden oldu.&amp;nbsp;&amp;nbsp;1988-89 sezonunda bir daha hiç ayrılmayacağı, gerçek yuvası Beşiktaş’a geldi. 13 yıl Siyah-Beyazlı formayı giydi. Orta saha ve zaman zaman forvette yer aldı.&amp;nbsp;Kısa boyuna karşın müthiş zamanlaması ve futbol zekâsı ile sayısız kafa golüne de imza atan “Şifo” lakaplı Mehmet, 387 lig maçında 130 gol kaydetti. Bu rakam ona, tüm zamanlarda Türkiye Birinci Ligi’nin en çok gol atan orta saha oyuncusu unvanını da getirdi.&amp;nbsp;4 Lig, 4 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşadı. 31 kez A, 7 kez Olimpik olmak üzere Milli formayı 38 kez giydi.&amp;nbsp;Beşiktaş’a 3 yıl kaptan olarak hizmet veren Mehmet, muhteşem bir jübile ile futbolu bıraktıktan sonra 1 yıl boyunca İngiltere’de antrenörlük ve yabancı dil eğitimi gördü.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://galeri.uludagsozluk.com/19/sergen-yal%C3%A7%C4%B1n_104279.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://galeri.uludagsozluk.com/19/sergen-yal%C3%A7%C4%B1n_104279.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;SERGEN YALÇIN (1972 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Sergen Yalçın, futbola&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Be%C5%9Fikta%C5%9F_JK" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;’ın alt yapısında başladı. Burada&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Serpil_Hamdi_T%C3%BCz%C3%BCn" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Serpil Hamdi Tüzün&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;’ün Türk futboluna kazandırdığı isimlerden biri oldu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Gordon_Milne" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Gordon Milne&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;döneminde&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Be%C5%9Fikta%C5%9F_JK" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;A Takımı’na yükseldi. Üstün futbol yeteneği ile dünya spor otoritelerinin deyimiyle Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en teknik futbolcusudur. Kullandığı serbest vuruşlar ve attığı gollerle isminden çokca söz ettirdi. 1991-1996 yılları arasında çok başarılı bir performans sergiyelen Sergen, bu performansı ile&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1996" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;1996&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;yılında&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Aykut_Kocaman" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Aykut Kocaman&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/O%C4%9Fuz_%C3%87etin" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Oğuz Çetin&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;flaş transferi ile dikkat çeken&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbulspor" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;İstanbulspor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;'a transfer oldu. 2 sezon&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbulspor" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;İstanbulspor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;'da forma giydikten &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Siirtspor" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;siirt Jet-Pa Spor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;'a tranfer oldu.&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Siirtspor" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Siirt Jet-Pa Spor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;'da hiç forma giymeyen Sergen&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;sırasıyla,&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Fenerbah%C3%A7e" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Fenerbahçe&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Galatasaray_SK" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Trabzonspor" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Trabzonspor&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;,&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Galatasaray_SK" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;kulüplerinde kiralık olarak forma giydi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2002" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;2002&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;/&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2003" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;2003&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;sezonunda&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Be%C5%9Fikta%C5%9F_JK" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;’a döndü ve&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Be%C5%9Fikta%C5%9F_JK" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;'ın 100. yılındaki şampiyonluğunun baş mimarlarından biri oldu. İstikrarsız geçen sezonlara ve uzun süren sakatlıklara rağmen 100 gol barajını aşan ender orta saha oyuncularından biri oldu. Özellikle&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Be%C5%9Fikta%C5%9F_JK" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;'ın 100. yılındaki şampiyonluk maçında&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Galatasaray" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;'a karşı son dakikada attığı golle ve&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2003" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;2003&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;-&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/2004" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;2004&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;sezonunda&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C5%9Eampiyonlar_Ligi" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Şampiyonlar Ligi&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&amp;nbsp;maçında&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Be%C5%9Fikta%C5%9F_JK" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;'ın deplasmanda&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Chelsea" rel="nofollow" style="background-color: #f5f5ff; color: #22229c; text-align: -webkit-left; text-decoration: none;" target="_blank"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;Chelsea&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;'yi 2-0 yendiği maçta attığı 2 golle yıldızlaşmıştır.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.itusozluk.com/image/metin-tekin_15336.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.itusozluk.com/image/metin-tekin_15336.jpg" width="142" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;METİN TEKİN (1964 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Beşiktaş’ın “Sarı Fırtınası” Metin Tekin, 1964 yılında İzmit’te dünyaya geldi. Avukat olan babasının büyük çabalarıyla Kocaelispor altyapısında futbola başladı. Fuleli deparları, sürati ve çalımlarıyla kısa sürede sivrilen Metin, PAF Ligi’nin yıldız futbolcusuydu. Kocaelispor A Takımı’nda oynamadan Beşiktaş onu transfer etti. 1982-83 sezonunda henüz 18 yaşındayken Beşiktaş forması giyen Metin, siyah-beyazlı ekibin sembol isimlerinden biri oldu.&amp;nbsp;1982’den 1997’ye kadar 320 lig maçında oynayan ve 47 gol atan Metin, Beşiktaş’ta 5 Lig şampiyonluğu yaşadı. Beşiktaş’tan hiç ayrılmak istemeyen, Vanspor’da bir sezon kiralık olarak oynadıktan sonra siyah-beyazlı formayla jübilesini yapan Sarı Fırtına, Fenerbahçe’ye 13, Galatasaray’a da 8 gol atmayı başardı.&amp;nbsp;34 kez A Milli formayı giyen ve 2 gol atan Metin Tekin, Avrupa Kupaları’nda da çok başarılı maçlar çıkarttı. Özellikle 1993-94 sezonunda Kösice’yi eleyerek uzun yıllar sonra tur atlayan Beşiktaş’ın o günkü 2 golünü birden kaydeden Metin’in, Avrupa Kupaları’nda toplam 6 golü bulunuyor.&amp;nbsp;Futbolu bıraktıktan sonra spor yazarlığı yapan Metin Tekin, daha sonra antrenörlüğe başladı. Gençlerbirliği ve Samsunspor’da Erdoğan Arıca’nın yardımcısı olarak görev alan Metin Tekin, Beşiktaş tribünlerinin hâlâ dilinde olan “Metin-Ali-Feyyaz” üçlüsünün en renkli isimlerindendi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;FORVETLER&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #f5f5ff; text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;span style="font-size: small;"&gt;&lt;span style="color: black;"&gt;&lt;b&gt;&lt;u&gt;&lt;br /&gt;&lt;/u&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-left;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://galeri.uludagsozluk.com/7/hakk%C4%B1-yeten_63243.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://galeri.uludagsozluk.com/7/hakk%C4%B1-yeten_63243.jpg" width="143" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;HAKKI YETEN (1910 - 1989)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;forvetinde özellikle sağ açık olarak yer aldı. Otoriter ve teknik oyunculuğuyla kısa sürede kaptan oldu. Özellikle disipline verdiği önem nedeniyle kısa süre içinde “Baba” lakabını aldı. Saha dışında da tam bir beyefendi olan Hakkı Yeten, güçlü yapısıyla rakip oyuncularla ikili mücadelelerde kollarını açar ve karşı takım oyuncusu önüne geçemezdi. Askerliği sırasında&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Ankara Demirspor&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'da oynadığı 1 sezon hariç hep Beşiktaş'ta oynadı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;formasıyla gol kralı da oldu.&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;İngiliz&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;kulübü&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Arsenal&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'dan teklif aldığı ancak kabul etmediği söylenir. Oynadığı 439 maçta 382 gol kaydederek&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Beşiktaş&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'ın en golcü futbolcusu olmuştur. Derbilerde de en çok gol atan futbolculardandır. Hem&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Fenerbahçe&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'ye hem&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Galatasaray&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'a 30 gol atarak çok zor kırılacak bir rekora sahiptir.&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;1948 yılında&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;bir maçta taraftarın onu ıslıklamasından sonra&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;i style="line-height: 19px;"&gt;&lt;b&gt;"Bu formayı bana taraftar giydirdi. Şimdi onlar isteyince de çıkarırım&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="line-height: 19px;"&gt;&lt;b&gt;"&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;diyerek futbolu o maçta bırakmıştır.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Otoriter yapısı ve takım üzerindeki ağırlığı üzerine anlatılanlar gerçekten bugünkü profesyonel futbolda zor inanılacak olaylardır. Bu anılara örnek olarak; kırmızı kart gören futbolcunun önceBaba Hakkı'ya dönerek, "Çıkayım mı?" diye sorması ve o "Evet" deyince çıkması veya Harp Okulu ile Ankara'da oynanan ve ilk yarısı 3-0 yenik kapanan maçın devre arasında soyunma odasında&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;i style="line-height: 19px;"&gt;&lt;b&gt;"Dönüş biletlerinizi yırtarım, yürüyerek İstanbul'a dönersiniz&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="line-height: 19px;"&gt;&lt;b&gt;"&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;tehditi sonucu maçın ikinci yarısında&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Beşiktaş&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'ın 6 gol atarak maçı 6-3 kazanması verilebilir.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Ne kadar güçlü ruha sahip olduğuna ve sportmenliğine örnek olarak anlatılan başka bir olay ise şu şekildedir.&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Fenerbahçe&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;ile&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Şeref Stadı&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'nın çamurlu ortamında oynanan maçta&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Beşiktaş&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;2 farklı skorla önde gitmektedir. Maçın ortasında&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Beşiktaş&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;atakları ardarda devam ederken orta sahada&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Fenerbahçe&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;kaptanının yanına gelen Hakkı Yeten şöyle der:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;i style="line-height: 19px;"&gt;&lt;b&gt;"Arkadaşlarına söyle biraz maça asılsınlar bu maçın zevki böyle çıkmaz.&lt;/b&gt;&lt;/i&gt;&lt;span style="line-height: 19px;"&gt;&lt;b&gt;"&lt;/b&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;Beşiktaş’ta 3 dönem başkanlık yaptı. Daha sonra yönetimi kurulu tarafından şeref başkanı seçildi. Hakkı Yeten, 17 Nisan 1989 tarihinde yaşama veda etti. Beşiktaş Belediyesi, Fulya Stadı’nın bulunduğu caddeye O’nun ismini verdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;div&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_hPiN3hGB5EU/SRhEoGVuqrI/AAAAAAAAALk/29haRqBInEQ/s320/%C5%9Eeref+G%C3%B6rkey.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_hPiN3hGB5EU/SRhEoGVuqrI/AAAAAAAAALk/29haRqBInEQ/s200/%C5%9Eeref+G%C3%B6rkey.jpg" width="151" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;b&gt;ŞEREF GÖRKEY (1913 - 2004)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;div style="background-color: white; line-height: 19px; margin-bottom: 0.5em; margin-top: 0.4em;"&gt;Şeref Görkey,&amp;nbsp;Nişantaşı'nda başladığı futbola 16 yaşındayken girdiği&amp;nbsp;Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nde devam etti. Hayatı boyunca teknik direktörlükten, Divan Kurulu Üyeliği'ne kadar her kadamede görev yaptı. Futbol hayatı boyunca 320 gol attı. Bunların 99 tanesini voleyle attığı için&amp;nbsp;Voleci Şeref&amp;nbsp;olarak anıldı. Duran topların fileye gitmesini gol olarak görmediği için hiç penaltı kullanmadı.İlk resmi maçını&amp;nbsp;İstanbulspor'a karşı oynadı. 20 sezon boyunca aralıksız Beşiktaş'ta oynadı ve hep 10 numara giydi. Futbolu da 10 numara olarak bıraktı. Görkey, derbilerin de unutulmaz golcüsüydü. Galatasaray'a 30, Fenerbahçe'ye 13 kez gol atarak,&amp;nbsp;Baba Hakkı'nın ardından derbilere damgasını vurmayı başardı&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; line-height: 19px; margin-bottom: 0.5em; margin-top: 0.4em;"&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa; font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="background-color: white; line-height: 19px; margin-bottom: 0.5em; margin-top: 0.4em;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_hPiN3hGB5EU/SlZfMZHl93I/AAAAAAAABB0/I-l4iiFV_og/s400/%C5%9F%C3%BCkr%C3%BC+g%C3%BClesin.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://3.bp.blogspot.com/_hPiN3hGB5EU/SlZfMZHl93I/AAAAAAAABB0/I-l4iiFV_og/s200/%C5%9F%C3%BCkr%C3%BC+g%C3%BClesin.jpg" width="142" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="background-color: #fafafa; font-family: inherit;"&gt;ŞÜKRÜ GÜLESİN (1922 - 1977)&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;14 Eylül 1922’de doğan Şükrü Gülesin, Türk futbolunun yetiştirdiği en büyük yıldızlardan biri olarak anıldı. Beşiktaş’ta oynadığı 10 yılda, 3 Milli Küme, 6 İstanbul Ligi, 2 İstanbul Kupası, 2 Başbakanlık Kupası şampiyonlukları yaşadı. 13’ü Galatasaray’a, 9’u Fenerbahçe’ye olmak üzere derbilerde 22 gol kaydetti. Ortaya koyduğu muheşem futbolla birlikte attığı korner golleri de onu büyük üne kavuşturdu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Beşiktaş'ta oynadığı yıllarda bir dönem İtalyan teknik adam&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Giuseppe Meazza&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;tarafından çok beğenilen Gülesin, Meazza'nın İtalya'ya döndükten sonra Gülesin'i tavsiye etmesi ile İtalyan kulüplerinin dikkatini çekti. Böylece 1950'da İtalyan takımı&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;SS Lazio&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'ya transfer oldu. Ancak burada teknik direktör&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Mario Sperone&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;ile anlaşamadı. Sperone, Gülesin'i orta sahada oynatmak isterken Gülesin asıl mevkiisi olan forvette ısrar ediyordu. Bu nedenle 1950-51 sezonunda&lt;/span&gt;US Città di Palermo&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'ya kiralandı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;İtalya ligi&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Serie A&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'daki ilk maçına 8 Ekim 1950'da&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;AC Milan&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'a 1-0 yenildikleri maçta çıktı. Sezonu Palermo lig 10.su olarak bitirdi. 38 maçın 28'inde forma giyen Gülesin 13 gol attı ve 15 golle takımın en golcü ismi olan&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;Dante Di Maso&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;'nun ardından geldi.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;Palermo'da attığı goller sonrası Lazio, 1951-52 sezonunda Gülesin'i takımda tuttu. 29 maçta forma şansı bulan Gülesin, 3'ü penaltıdan 16 gol attı. Takımın en golcü ismi olan Gülesin, Lazio'nun lig dördüncüsü olmasında büyük pay sahibi oldu. Gol krallığında da 9. oldu.&lt;/span&gt;&lt;span style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;1952-53 sezonunda tekrardan Palermo'ya kiralandı. Palermo yine ligde bir başarı sergileyemedi ancak Gülesin, 30 maçın 22'sinde forma giyip 7 golle takımın en golcü üçüncü ismi oldu. Sezon sonunda Türkiye'ye geri dönmeye karar verdi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img107.imageshack.us/img107/7492/kemalmn6.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://img107.imageshack.us/img107/7492/kemalmn6.jpg" width="169" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;KEMAL GÜLÇELİK ( 1923 - )&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;b style="background-color: white; line-height: 19px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Kemal Gülçelik 1923 yılında İstanbul’da doğdu. Oyun stili ve attığı gollerle ‘Keklik Santrfor’ olarak adlandırıldı. Rumelihisarı’nda oynarken, Beşiktaş’ın Baltalimanı’nda yaptığı antrenman maçlarında yönetici Fevzi Uman’ın dikkatini çekti. 1941’de Beşiktaş’a geldi. Siyah-beyazlı takımın en parlak dönemlerinde Sabri, Hakkı, Kemal, Şeref, Şükrü’lü kadrosunda santrfor olarak unutulmaz gollere adını yazdırdı. Galatasaray’a 14, Fenerbahçe’ye 7 gol kaydederek, derbilere de imzasını attı. Özellikle Galatasaray’la oynanan maçlarda sergilediği müthiş futbol ve attığı goller, onu Beşiktaş tarihinin unutulmazları arasına soktu. 2’si İstanbul Ligi, 1’i de İstanbul Kupası olmak üzere 3 resmi maçta 6’şar gol atarak kırılması güç bir rekorun sahibi oldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/838.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.kimkimdir.gen.tr/foto/838.jpg" width="132" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;RECEP ADANIR (1929 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;Recep Adanır, 1929 yılında Ankara’da doğdu. Çok küçük yaşlarda Başkent arsalarında bez top arkasından koşarken, büyük kabiliyeti sayesinde Ankaragücü takımına transfer olmakta gecikmedi. 1950 yılı transfer ayında, çocukluğundan beri düşlerinde yer alan Siyah-Beyaz renklere transfer oldu ve böylece Türk Futbolu’nda bir “Baba Recep” devri başladı. Emsalsiz futbolculuk yeteneklerine ilaveten, çok iyi bir kaptan olduğu için de Türk Futbolu’nda “Baba” lakabı ile anılan bir kaç futbolcudan biridir O... 10 yıl taşıdığı Beşiktaş forması altında, biri Türkiye Birinciliği, ikisi Federasyon Kupası olmak üzere 3 Türkiye Şampiyonluğu ve 3 İstanbul Ligi Şampiyonluğu yaşadı. Sağiç, santrfor ve solaçık oynayan Recep, derbilerde Beşiktaş formasıyla Galatasaray’a 10, Fenerbahçe’ye de 4 gol kaydetti.&lt;/span&gt;&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_Nq_GE9y9zFI/S6EyLgf6tZI/AAAAAAAABuQ/wZ1o_Ym8WfA/s400/nazmi+bilge.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://4.bp.blogspot.com/_Nq_GE9y9zFI/S6EyLgf6tZI/AAAAAAAABuQ/wZ1o_Ym8WfA/s200/nazmi+bilge.jpg" width="193" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;NAZMİ BİLGE (1934 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Beşiktaş’ın unutulmaz kaptanlarından olan Nazmi Bilge, Trabzon Lisesi’ni bitirdikten sonra 2 yıl yüksek öğrenim gören Nazmi, dayısı ünlü futbol adamlarından Hasan Polat’ın desteğiyle Beşiktaş’a transfer oldu. 1962 yazında Altay’a transfer olana kadar Beşiktaş’ta çok başarılı bir performans çizdi. İstanbul Ligi, Milli Küme, Federasyon Kupası ve Birinci Lig’de toplam 158 gol atmayı başaran Nazmi, 3 kez de A Milli Takım forması giydi.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.turkfutbolu.net/eski_futbolcular/images/guven_onut.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://www.turkfutbolu.net/eski_futbolcular/images/guven_onut.jpg" width="136" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;GÜVEN ÖNÜT (1940 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;1960 yılı Temmuz’unda Beşiktaş’a transfer oldu. Kendisine has çalımlarıyla rakiplerini ekarte edişi, şık kafa golleri, isabetli pasları ve sert şutlarıyla etkili oldu. Beşiktaş’ın ve Türk Futbolu’nun en büyük golcülerindendi. Siyah-Beyazlı forma altında 2 Türkiye Ligi şampiyonluğu yaşadı. 1960-69 yılları arasında 225 maçta oynayıp, 94 gol attı rakip filelere. Mütevazı kişiliği ve centilmenliği ile iz bıraktı stadlarda. 1963-64 sezonunda 19 golle “Gol Kralı” olarak, Beşiktaş tarihindeki ilk gol kralı olma unvanını yakaladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRrRpzKChCNn89NCfEUXceKkQ0_NCfk4y7dYjfkqsISVoMcUH12" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRrRpzKChCNn89NCfEUXceKkQ0_NCfk4y7dYjfkqsISVoMcUH12" width="129" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;BİROL PEKER (1938 -2004)&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;1938’de Kadıköy’de dünyaya gelen Birol Pekel, İstanbul Ticaret Lisesi’nde sporla tanıştı. Üç çocuklu bir ailenin tek oğlu olan Birol Pekel, Beylerbeyi’nde lisanslı olarak basketbol oynarken tesadüfen futbola geçiş yaptı. Beylerbeyi’nde soliç olarak çok başarılı maçlar çıkartarak büyük kulüplerin dikkatini çekti. 1959 yılında transfer olduğu Beşiktaş’ta 1963’e kadar 131 lig maçı oynadı ve 26 gol kaydetti. Türkiye Kupası’nda da Beşiktaş adına 5 gol attı. 6 kez A Milli Takım formasını giyen Pekel 1 de gol attı. Birol Pekel, o dönemlerin ünlü sloganı, “Şenol – Birol gol”ün kahramanlarından biriydi. Şenol’la birlikte Beşiktaş’ta çok başarılı maçlar çıkarttıktan sonra yine Şenol’la birlikte Fenerbahçe’ye transfer oldu.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;a href="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRrRpzKChCNn89NCfEUXceKkQ0_NCfk4y7dYjfkqsISVoMcUH12" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em; text-align: center;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://t3.gstatic.com/images?q=tbn:ANd9GcRrRpzKChCNn89NCfEUXceKkQ0_NCfk4y7dYjfkqsISVoMcUH12" width="129" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;b&gt;ŞENOL BİROL (1937 - )&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;1937 yılında Rize’de doğan Şenol Birol, o dönemin en eğitimli futbolcularından biriydi. Edebiyat Fakültesi’ni bitiren Şenol, futbola Zonguldak Kilimlispor’da başladı. Daha sonra Rize Güneşspor ve Sarıyer’de forma giydi. 1958-59 sezonunda Sarıyer formasıyla attığı goller onu, ülkenin en çok konuşulan forvetlerinden biri haline getirdi. Başta Beşiktaş olmak üzere Galatasaray ve Fenerbahçe de genç golcüyü renklerine bağlamak için harekete geçti. Ancak Şenol’un tercihi Kara Kartal oldu. Forvetteki partneri Birol’la birlikte attığı goller yüzünden tribünlerde, “Şenol-Birol gol” tezaruhatı yapılmaya başlandı. İlk 3 sezonda 42 golü rakip ağlara bırakan Şenol’un Beşiktaş formasıyla en başarılı dönemi 1962-63 sezonuydu. Son haftaya kadar Galatasaray’la şampiyonluk için çekişen Beşiktaş, son maçında ikincilikte kalırken, Şenol sezonu 41 maçta 34 golle tamamladı. Bu sayı Şenol’a “bir sezonda en çok gol atan Beşiktaşlı” unvanını da kazandırıyordu. 1962-63 sezonu bitiminde Birol’la birlikte Beşiktaş’tan ayrılıp Fenerbahçe’ye giden Şenol Birol, futbola veda ettikten sonra çeşitli takımlarda teknik adamlık yaptı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://i.tmgrup.com.tr/ftm/galeri/futbol/gelmis_gecmis_en_iyi_turk_futbolcular/feyyaz_d.jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="132" src="http://i.tmgrup.com.tr/ftm/galeri/futbol/gelmis_gecmis_en_iyi_turk_futbolcular/feyyaz_d.jpeg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;b&gt;FEYYAZ UÇAR (1963 - )&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Türk futbol tarihinin unutulmaz golcülerinden biri olan Feyyaz Uçar, 27 Ekim 1963’te İstanbul’da doğdu.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Futbola Avcılar Kulübü’nde başladıktan kısa bir süre sonra Beşiktaş Genç Takımı’na geldi. Serpil Hamdi Tüzün yönetimindeki genç takımın en iyilerinden biri olarak sivrilen Feyyaz’ın, A Takım’a geçişi de çabuk oldu.&amp;nbsp;Şeref Stadı’nın tozlu sahasında golün her türlüsünü atan genç yıldız, 1982-83 sezonunda A Takım kadrosuna girdi. Attığı gollerle “Bay Gol” lakabını aldı. “Metin-Ali-Feyyaz” üçlüsünün en skorer ismiydi. 16 sezonda 320 lig maçında 170 golle, Beşiktaş’ın Türkiye Ligi’ndeki en büyük golcüsü oldu.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Feyyaz Uçar, büyük maçların büyük golcüsüydü. Derbilere damgasını vuran ünlü forvet, Galatasaray’a 18, Fenerbahçe’ye 16 gol atarak Hakkı Yeten ve Şeref Görkey’in ardından yetişen en büyük golcü olduğunu kanıtladı. Ayrıca Türkiye Kupası’nda kaydettiği 17 golle tüm zamanlarda bu kupada en çok gol atan Beşiktaşlı unvanını da elde etti.&amp;nbsp;&amp;nbsp;4 Lig, 3 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık, 6 TSYD Kupası şampiyonluğu yaşayan Feyyaz Uçar, 25 kez A, 3 kez Ümit ve 2 kez Genç Milli Takım formasını giydi.&amp;nbsp;1994-95 sezonunun başında Yönetim ile yaşadığı bir anlaşmazlık sonucu, Beşiktaş ile ilişkisi kesildi, Fenerbahçe’ye transfer oldu. Sarı-Lacivertli takımda bir yılı aşkın bir süre futbol oynadıktan sonra Kuşadası ve Antalyaspor’da da forma giyen ünlü yıldız, 1997’de futbolculuk yaşamını noktaladı. O, hep Beşiktaşlı Feyyaz olarak kaldı.&amp;nbsp;Futbolu bıraktıktan sonra teknik adamlık yolunu seçen Feyyaz, Rıza Çalımbay’la birlikte önce Göztepe, ardından Denizlispor’da çalıştı. Feyyaz Uçar, 2002-2003 sezonu başında Lucescu’nun yardımcılığını üstlendi ve 100. yılımızdaki şampiyonluğumuzda büyük pay sahibi oldu.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_nukPK9PiB2E/SlHGW9-ywCI/AAAAAAAAAJQ/QU5n4u91oHA/s400/2001126218284898264_rs.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="200" src="http://1.bp.blogspot.com/_nukPK9PiB2E/SlHGW9-ywCI/AAAAAAAAAJQ/QU5n4u91oHA/s200/2001126218284898264_rs.jpg" width="174" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;b&gt;ALİ GÜLTİKEN (1965 - )&lt;/b&gt;&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: -webkit-auto;"&gt;&lt;span style="background-color: #fafafa;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Efendi kişiliğiyle, futbolumuzun ‘beyefendi’ futbolcularından biri olarak kabul edilen Ali Gültiken, futbola Bakırköy Yücespor Kulübü’nde başladı. Ardından Beşiktaş Genç Takımı’na geldi, 1984-85 sezonunda A takıma yükseldi.&amp;nbsp;Orta saha ve forvet elemanı olup, 1 sezon da sağbek mevkiinde oynadı. Beşiktaş’ta 262 lig maçında 91 gol kaydetti. 1987-88’de 38 maçta 30 golle en yüksek performansını gösterirken, gol krallığındaTanju Çolak’ın arkasında ikinci sırayı aldı.&amp;nbsp;Beşiktaş’ın yenilgisiz şampiyonluğu kazandığı 91-92 sezonunun kader maçında Ali’yi kötü bir sürpriz bekliyordu. 9 Mayıs 1992’de İnönü Stadı’nda oynanan maçta takımı adına bir gol de atan Ali, çok ağır bir sakatlık geçiriyor ve yeşil sahalardan uzak kalıyordu. Bu sakatlığın etkisinden tam olarak kurtulamayan başarılı futbolcu, bir süre daha futbol oynasa da, eski formunu yakalayamıyor ve 27 yaşında Beşiktaş’tan kopmak zorunda kalıyordu.&amp;nbsp;Siyah-Beyazlı forma ile 5 lig, 3 Kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası şampiyonlukları yaşayan, Avrupa Kupaları’nda 2 gol kaydeden Ali Gültiken, Fenerbahçe’ye karşı 7, Galatasaray’a karşı da 9 gol atmayı başardı.&lt;br /&gt;7’si A, 11’i Ümit, 5’i Olimpiyat, 15’i de Genç olmak üzere 38 kez Milli forma giydi. 1995 Temmuz’unda transfer olarak son sezonunda Kayserispor’da oynadı. Beşiktaş- İstanbulspor maçıyla futbol yaşamını noktaladı.&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-5452335094161311698?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/5452335094161311698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/01/dunden-bugune-besiktas-efsaneleri-turk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/5452335094161311698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/5452335094161311698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/01/dunden-bugune-besiktas-efsaneleri-turk.html' title='Dünden Bugüne Beşiktaş Efsaneleri - Türk Oyuncular'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_Xg3z7qJa7qI/Si-m291x-5I/AAAAAAAAAx8/Lp6bLhMiqvk/s72-c/yusuf.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-8372786571111274667</id><published>2012-01-27T14:44:00.000+02:00</published><updated>2012-01-27T14:46:25.092+02:00</updated><title type='text'>Beşiktaşlı Olmak İçin Sizlere İhtiyacımız Yok</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-XesUJQrivHU/TyKbcKES_gI/AAAAAAAAAJw/84CrCihMaLg/s1600/carsi_neden_demiroren_soylemine_karsi_degil_1327659999.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="163" src="http://3.bp.blogspot.com/-XesUJQrivHU/TyKbcKES_gI/AAAAAAAAAJw/84CrCihMaLg/s320/carsi_neden_demiroren_soylemine_karsi_degil_1327659999.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="margin-bottom: 0.0001pt;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial;"&gt;Rıdvan Akar'ın aşağıda bulunan yazdığı bu enfesyazı sonrasında Çarşı grubu Forzabeşiktaş forumlarından yazısının apar toparkaldırılması, Çarşı'nın yozlaşmış yeni halini apaçık gözler önüne sermektedir.Yıllar önce benzer bir olayı bende yaşamıştım fakat öncelikle Rıdvan Akar'ınbugün Forzabeşiktaş forumlarından silinen yazısını bir hatırlayalım.&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;&lt;span style="background-attachment: initial; background-clip: initial; background-color: white; background-image: initial; background-origin: initial;"&gt;Beşiktaş taraftarı olarak bizler kendimizi Çarşıolarak bilinen o büyük şemsiyenin altında hissederiz. Zira Çarşı pek çok konudabizim adalet ve vicdanımızla örtüşen bir duruş sergilemiştir. Bunun son örneğiVan için gösterilen duyarlılıktı.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;Ancak saygınlık zor kazanılan ama çabukkaybedilen bir haslettir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;Çarşı'nın Pluton'dan Etoo'ya, nükleer santraldenHasankeyf'e kadar pek çok konuda gösterdiği hassasiyeti kendi "varlıknedeni" ile yani Beşiktaş ile de göstermesini beklemek hakkımızdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;Eğer sevdalısı olduğunuz kulubün başkanı ŞikeSoruşturması sürecinde Fenerbahçe'yi kurtarmayı kendisine görev edinmişse, eğersevdalısı olduğunuz kulübün başkanı doğruları dile getiren -geçmişten beri dostolduğumuz- Altay Kulübünün başkanına "okur, haddini bil" demişse veen beteri de sevdalısı olduğunuz kulübün başkanı "Fenerbahçemiz"sözcüğünü böylesine keyfiyet içinde kullanabiliyorsa, Çarşı'nın da bir tepkigöstermesini beklemek hakkımızdır.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;Aksi takdirde "Çarşı'nın neye karşı"olduğunu sorgulamaya başlarız ki o takdirde Çarşı'yı "Asi" yapan o Amahsun kalır....&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;Kusura bakmayın arkadaşlar, geçmişte çokçasorgulanan ve sizleri de çok rahatsız ettiğini bildiğim, "Çarşı -yönetim" iddialarını boşa çıkarmak içir tarihi bir fırsat elinizdedir. Bufırsatı harcamamanızı tavsiye ederim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;En azından o Denizli maçında dayak yiyenBeşiktaşlılar için...isterim.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;Benim duruşum ise şudur: Statta iki elimi havayakaldırır ve çapraz sallarım:&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="background: white;"&gt;YETER DEMİRÖREN&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Rıdvan Akar&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: 0.0001pt; margin-left: 0cm; margin-right: 0cm; margin-top: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Forzabesiktas.com sitesi Beşiktaş Çarşı grubunun resmiplatformudur. 2001 yılında Forzabeşiktaş açıldığında ilk üye olan kişilerdenbiriydim fakat yıllar sonra kimliği belirsiz adminleri tarafından AzizYıldırım'ı koruduğum ve Çarşı'yı küçük düşürdüğüm gerekçesi ile hiç biraçıklama yapılmadan bu forumdan uzaklaştırıldım. Son yıllarda Çarşı'nınDemirören'e karşı olan tavırları ve forumdan sırf buna itirazım sebebiyleatılmış olmam sonrasında anladımki Çarşı'da herşey çok değişmişti. Çarşı obizim bildiğimiz Beşiktaş'ı herşeyin üzerinde tutan grup değildi. Bu yüzdendirki Rıdvan Akar gibi çok saygın bir yazarın, böyle harika bir yazısından sonrahemen yazısının silinip forumdan uzaklaştırılması bana hiç mi hiç anormalgelmedi...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: .0001pt; margin: 0cm;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="margin-bottom: .0001pt; margin: 0cm;"&gt;&lt;span style="font-family: inherit;"&gt;Burda sorumlular her kimse şunu hiçunutmasınlar;&amp;nbsp;Beşiktaşlı olmak için bizim sizin gibilere ihtiyacımızyoktur...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-8372786571111274667?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/8372786571111274667/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/01/besiktasl-olmak-icin-sizlere-ihtiyacmz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8372786571111274667'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8372786571111274667'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/01/besiktasl-olmak-icin-sizlere-ihtiyacmz.html' title='Beşiktaşlı Olmak İçin Sizlere İhtiyacımız Yok'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-XesUJQrivHU/TyKbcKES_gI/AAAAAAAAAJw/84CrCihMaLg/s72-c/carsi_neden_demiroren_soylemine_karsi_degil_1327659999.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-1202876132175896253</id><published>2012-01-15T15:38:00.002+02:00</published><updated>2012-01-27T12:13:43.956+02:00</updated><title type='text'>Potanın Kartalları’nın İlk Yarı Değerlendirmesi</title><content type='html'>&lt;br /&gt;&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-O7kSKzL4Q58/TxLTPfgfpOI/AAAAAAAAAAk/Wil_lWWdR0A/s1600/131827904_B68E915785-690x400955102.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="184" src="http://2.bp.blogspot.com/-O7kSKzL4Q58/TxLTPfgfpOI/AAAAAAAAAAk/Wil_lWWdR0A/s320/131827904_B68E915785-690x400955102.jpg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Yıllardır Beşiktaş kulübü hakkındaetkileyici yazıları okuduğunuz, hayatını siyah beyaz yaşayanların buluştuğu busayfada bundan sonra koyu bir Beşiktaşlı ve basketbol sever biri olarak baskettakımımız ile ilgili yazılarımı sizlerle paylaşıyor olacağım. İlk yazıma takımımızın ilk yarıdaki performansını ve durumunu değerlendirerek başlamak istiyorum.&amp;nbsp;BeşiktaşımızAntalya Büyükşehir Belediyespor'u 85-75 mağlup ederek ilk yarıyı tamamladı.Takımımız geçen yıl ki veteran takımdan birçok isim ile yollarını ayırdı. Sponsorile sözleşmenin sona ermesiyle transferde ne yapacağı merak edilen ekibimizyaza sansasyonel bir başlangıç yaparak NBA’in en iyi oyun kurucularından biri olanDeron Williams ile anlaştı. Diğer yandan lokavt süresince Semih Erden ile desözleşme imzaladı. Diğer transferler ise: David Hawkins, Ersin Dağlı, Can Akın,Mehmet Yağmur, Adem Ören, Barış Hersek, Zoran Erceg ve Marcelius Kemp(sözleşmeyenileme geçen yıl kiralıktı). Yeni kadrosuyla sezonafırtına gibi başlayan takımızın 4. haftada oynadığı Fenerbahçe Ülker maçı izlediğim en iyiBeşiktaş maçı ve Deron Williams performansıydı. Sinan Erdem Spor Salonu’ndamüthiş bir seyirci desteğiyle Erceg, Kemp ve Can gibi isimler sahne aldı. DeronWilliams'ın asistiyle Can Akın'ın kritik üçlüğü ve tüylerimin diken dikenolmasına sebep olan smacı bize süper bir galibiyet getirdi. Ayrıca benicoşturan ise takımın seyirciye tanıtılırken arka planda çalan Metallica'nın SadBut True şarkısıydı. Bu maç, sezonun Beşiktaş adına çok iyi geçeceğininsinyallerini verdi fakat sürpriz bir şekilde Erdemir'e mağlup olan ekibimizligde ilk mağlubiyetini aldı.&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Lokavt Sona Erdi&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Deron Williams ve Semih Erden sonmaçlarında Aliağa Petkim'e karşı oynayıp veda ettiler. Takımımız da Eurochallengemaçlarıda dahil olmak üzere Deron Williams, Semih Erden, Zoran Erceg, MarceliusKemp, David Hawkins, Can Akın ve Ersin Dağlıdan olumu katkılar aldı. Bir takımiçin rotasyon çok önemlidir ama takımımız sadece bu oyunculardan olumlu katkıaldı. Bir de Mehmet Yağmur'un maçlardaki inişli çıkışlı performansını dahiletmek lazım. Beşiktaşımız da maçların son periyotlarında az süre alan KartalÖzmızrak gönülleri kazandı. Özellikle Deron’ın Kartal olan özel ilgisi Kartal’agüven sağlamakla kalmadı, Deron’ın ne kadar karakterli ve basketbol aşığı biriolduğunuda bizlere gösterdi. Ülkemize sadece para için gelip yatan yıldızlara duyurulur!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Takımımız Eurochallenge B grubuna da çokiyi başladı ve ardı ardına 3 galibiyet aldı. Bu galibiyetlerden en önemlisi veDeron Williams'ın 50 sayı attığı Göttingen maçıydı. Asıl veda sahnesi Leidenmaçında 8 numaranın emekliye ayrılmasıyla gerçekleşti. Şimdi zor bir sürecinbaşlangıcıydı. Takımımız Avrupa sahnesinde oynadığı son 2 maçını da kazanıp 6/6yaparak lider olarak gruptan çıktı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Pops Mensah Bonsu ve Carlos Arroyo Beşiktaş’ta&lt;/b&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;NBA ve Avrupa kariyeri olan Pops MensahBonsu takımımız için biçilmiş kaftandı. Takımımızın zor maçlarından biri olan GalatasarayMedical Park maçı yine Sinan Erdem'deydi. Takımımız çok zorlanacağı düşünülenbu maçta hem taraftar destediği hem de Hawkins ve Erceg’in iyi oyunlarıylagalibiyete ulaştı. Hacettepe mağlubiyeti ise hiç beklenmedik bir şekilde şaşkınlıkyarattı. Takımımız Deron Williams’tan dolan boşluğu Carlos Arroyo ile doldurmakararı aldı. Arroyo ilk maçında olumlu bir performans göstererek ligin favorisiAnadolu Efes karşısında alınan galibiyette Zoran Erceg kadar olmasa da önemli birrol aldı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;Kısıtlı Rotasyon Sonucu Gelen Mağlubiyetler&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;&lt;b&gt;&lt;br /&gt;&lt;/b&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal"&gt;Beşiktaş Milangaz yerli oyuncularındanyeterli katkıyı sadece Can Akın ve Semih Erden'den aldı. Diğer oyunculardan takımımızın yeterli katkı alamaması sürpriz mağlubiyetlere neden oldu. Oyuncular yorulur, belirliyerlerde tempoları düşer bu durumlarda rotasyonunuz kuvvetli ise takımınız sorun yaşamayacaktır. Dudley, Erceg ve Bonsu bu üçü ciddi maçlarda hepyüksek sürelerde yer aldı ve neredeyse dinlenme şansları olmadı. Burada şunumerak ediyorum; Barış Hersek hem 3 hem 4 numara oynayabilecek bir oyuncu fakatdaha yeni yeni &amp;nbsp;şans verilmeye başlandı. Yük azaltmaya yarayacak bir oyuncu fakatistenen performansa daha hiç ulaşamadı. İlerleyen zamanlarda onunda yeterli katkıyı sağlayacağına inanıyorum.Adem Ören artık misyonunu tamamlamış 30yaşını geçmiş oyuncu uzun vadede yarar sağlayacak bir oyuncu olarak görmüyorum. Onun yerine 26 yaşındaki &amp;nbsp;Erdemirsporlu Caner Ercan veya Antalya Büyükşehir Beledeyisi'nde oynayan Bora Hun Paçun düşünülebilir. Serhat Çetin bugüne kadar süre aldığı maçlar içerisinde sadece Tofaş maçındaiyi performans sergiledi. Rotasyona sonradan dahil olduğu için yetersiz birperformans gösterdi. Demek ki Ergin Ataman sene başı kampında bazı oyunculardan yeterli verimi alamadığı açık gözüküyor. Ergin Ataman bence ligdeişi en zor olan antrenörlerden birisi çünkü tadilat işleriyle uğraşıyor. 6,7oyuncuyu üst düzey formda tutup fayda sağlamak kolay iş çünkü rotasyondangelecek olan oyuncuların hem yetenekleri hem de bugüne kadar sergiledikleriperformans hiçte Ergin Ataman’ın beklediği gibi değildi. Yabancılar için fazlabir şey yazıp çizmeye gerek yok çünkü en fazla katkıyı onlar sağladı. Kempsakatlandığı döneme kadar sayı kralı olarak çok iyi performans gösterdi. Hawkinsenerjik, atletik, şutör, savunmacı ve kaptan olarak adından söz ettirecekperformans sergiledi. Erceg atletik ve şutör özelliği ve ribauntlardakiüstünlüğü ve yüksek bir sayı ortalamasıyla oynaması dikkat çekiciydi. Dudleybence takımını buldu ve son maçlarda bunu zaten kanıtladı. Arroyo için fazlasöze gerek yok bir Deron değil zaten bu beklentiyle hiç bir zaman bakmamaklazım. Yerinde pasları ve penetreli atışlarıyla ve şutör özelliğiyle kalitesinihepimize gösterdi. Adam Morrison transferi camiamız adına hayırlı olmasınıdiliyorum ve çok iyi katkı sağlayacağından eminim. Özellikle Kemp, Morrisonrotasyonu takımımıza şampiyonluk yolunda çok büyük bir katkısı olacağınainanıyorum. Dar bir rotasyona sahip olmasına ikinci döneminde de Beşiktaş camiasınabasketbolu hatırlattığı için Ergin Ataman’a özel teşekkürlerimi sunarım.&lt;span lang="EN-US"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-1202876132175896253?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/1202876132175896253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/01/potann-kartallarnn-ilk-yar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/1202876132175896253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/1202876132175896253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/01/potann-kartallarnn-ilk-yar.html' title='Potanın Kartalları’nın İlk Yarı Değerlendirmesi'/><author><name>Barış Yaprağıgül</name><uri>http://www.blogger.com/profile/13057316670111906685</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-O7kSKzL4Q58/TxLTPfgfpOI/AAAAAAAAAAk/Wil_lWWdR0A/s72-c/131827904_B68E915785-690x400955102.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-8527777823653786945</id><published>2012-01-05T21:53:00.000+02:00</published><updated>2012-01-05T21:53:54.584+02:00</updated><title type='text'>58. Madde Neden Değişitirilmeli?</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-ujn2TuTjp-w/TwVwDS7rjwI/AAAAAAAAAI4/fH7WshBSMSI/s1600/Madde58.png" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="128" src="http://1.bp.blogspot.com/-ujn2TuTjp-w/TwVwDS7rjwI/AAAAAAAAAI4/fH7WshBSMSI/s320/Madde58.png" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Son günlerde&amp;nbsp;futbol disiplin talimatı 58. maddesinin değiştirilmesi veya kaldırılması konuları futbol kamuoyunu sıkça meşgul ediyor. Bilen bilmeyen herkesin araştırma yapmadan insanları, kitleleri yanıltacak açıklamalar yapmaları zaten değeri çok düşen ligimizi içinden çıkılmaz hale getiriyor. Görüşlerimi belirtmeden önce 58. madde nedir ne değildir belirtmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MADDE 58 – MÜSABAKA SONUCUNU ETKİLEME&lt;br /&gt;(1) Müsabakanın sonucunu hukuka veya spor ahlakına aykırı şekilde etkilemek veya buna&lt;br /&gt;teşebbüs etmek yasaktır. Bir futbolcuya veya kulübe teşvik pirimi verilmesi de bu&lt;br /&gt;kapsamdadır.&lt;br /&gt;(2) Bu hükmü ihlal eden kişiler, bir yıldan üç yıla kadar müsabakalardan men veya hak&lt;br /&gt;mahrumiyeti cezasıyla; kulüpler ise küme düşürme cezasıyla cezalandırılır. İhlalin&lt;br /&gt;ağırlığına göre küme düşürme cezasına ek olarak puan indirme cezası da verilebilir.&lt;br /&gt;(3) İhlalde sorumluluğu bulunan kişi veya kulüplere ayrıca para cezası verilir.&lt;br /&gt;(4) &amp;nbsp;Anılan yasağın hakemler tarafından ihlali halinde sürekli hak mahrumiyeti cezası verilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;58. madde noktası ve virgülü ile TFF resmi sitesinde futbol disiplin talimatlarında yukarıda belirtildiği gibidir. Ben bir hukukçu değilim fakat az çok üniversitede öğrendiğim bir şey var ise oda ceza hukukunda bir maddenin ucunun bu kadar açık olmaması gerektiğidir. Ayrıca ceza hukukunda cezalar kademelerine göre artar veya azalırlar. 58. maddeye göre bir takımın oyuncusuna dışarıdan herhangi bir kişi para verse ve kulübün bu olaydan hiç haberi olmasa(yönetim ve diğer oyuncular dahil), bu olay ortaya çıkarsa hem kulüp küme düşmeli hem de o oyuncu hapse atılmalıdır. Bu durumda kulübün suçu nedir? Camia'nın suçu nedir? Böyle adaletsiz bir madde olabilir mi? Siz hiç yolda yürüyen bir kadına dokunan biri ile aynı kadına tecavüz eden adama aynı cezanın verildiğini veya hukukta ceza karşılıklarının aynı olduğuna dair bir örnek gördünüz mü? Bunun gibi 100'lerce örnek verebilirim. Bu adaletsizlik biran önce düzeltilmelidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yüzdendir ki 58. madde kesinlikle güncellenmelidir, ceza kademeleri belirlenmelidir fakat kesinlikle bazı kişilerin, yöneticilerin veya kulüplerin çıkarları için küme düşme KALKMAMALIDIR. Küme düşme maddesi kesinlikle olmalıdır fakat her durum için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Böylece çok daha sağlıklı ve adaletli bir ceza sistemimiz olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-8527777823653786945?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/8527777823653786945/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/01/58-madde-neden-degisitirilmeli.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8527777823653786945'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8527777823653786945'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2012/01/58-madde-neden-degisitirilmeli.html' title='58. Madde Neden Değişitirilmeli?'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-ujn2TuTjp-w/TwVwDS7rjwI/AAAAAAAAAI4/fH7WshBSMSI/s72-c/Madde58.png' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-2430026462890263134</id><published>2011-11-14T16:26:00.000+02:00</published><updated>2011-11-14T16:26:54.741+02:00</updated><title type='text'>DJK - Demirören Jimnastik Kulübü 2</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.sonsayfa.com/resimler/40000/40684.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="133" src="http://www.sonsayfa.com/resimler/40000/40684.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Takımı, yönetimi, taraftarı başarısız bir dönemde eleştirmek kolaydır, önemli olan herşeyin toz pembe olduğu dönemde gerçekleri görebilmektir diyerek Demirören Jimnastik Kulübü yazı serime bir yenisini eklemeye karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beşiktaş, kendi başkanına 100 milyon, piyasalara 300 milyon tl borcu olan, yüksek kombine fiyatları ile taraftarını stadyumdan uzaklaştıran, hayatlarında hiç bir başarısı olmayan vasıfsız insanların yönettiği, son 10 yılda gidip gelen futbolcu ve teknik direktör sayısını hesaplamak için derin matematik bilgisi gerektiren, rekor bonservis bedelleri ödenerek alınan 3. sınıf futbolcuları bedavaya bile satamayacak bir kulüp haline nasıl gelmiş olabilir? Bu kadar amatörce yönetilen bir kulüpten uzun vadeli ve kalıcı bir başarı beklemek hayalcilikten başka birşey değildir. 1-2 tane yıldız oyuncu transferiyle hem muhalefeti hem de seyirciyi kandırarak 8 yıldır kulübün başında olan Demirören, her seçim öncesi "Mayıs ayında İnönü'ye kazmayı vuruyoruz" vaatleriyle de seçimi rahatlıkla kazanabilmektedir. Bir kulüp nasıl yanlış yönetilir derseniz, bunun en büyük örneğidir Demirören yönetimi. Her gün televizyon ekranlarından ben hatalarımdan ders aldım derken aynı hataları gerçekleştirmeye devam etmektedir. Yine bir oyuncu (Guti) sözleşmesini fesh edip, 1 yıl boyunca hiç oynamadan kulübümüzden milyon avrolar alacak ve kimse bu duruma sesini çıkarmayacak. Bu düzen bir an önce son bulmadığı takdirde Beşiktaş'ın önümüzdeki 10 yılı hem finansal açıdan hem de sportif başarı açısından hiçte iyi gözükmüyor. Özellikle Uefa 2012 kriterlerinin sağlanması konusunda belki de en çok zorlanacak kulüplerden biri olacağız. Beşiktaş kulübünün yönetimi daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi bu işin profesyonelleri tarafından yapılması gerekmektedir. Aksi takdirde Demirören Jimnastik Kulübü olmamıza çok az kaldı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-2430026462890263134?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/2430026462890263134/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2011/11/djk-demiroren-jimnastik-kulubu-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/2430026462890263134'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/2430026462890263134'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2011/11/djk-demiroren-jimnastik-kulubu-2.html' title='DJK - Demirören Jimnastik Kulübü 2'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-213228290463321861</id><published>2011-07-13T23:43:00.000+03:00</published><updated>2011-07-13T23:43:45.761+03:00</updated><title type='text'>Beşiktaş Şeref'tir, Şeref Beşiktaş'tır</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: left;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-smDzlQUJIuM/Th4DKmHZo7I/AAAAAAAAAGg/WGZdSkIemjw/s1600/-inonu-seref-bey-olsun--692914.Jpeg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="152" src="http://2.bp.blogspot.com/-smDzlQUJIuM/Th4DKmHZo7I/AAAAAAAAAGg/WGZdSkIemjw/s320/-inonu-seref-bey-olsun--692914.Jpeg" width="320" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Beşiktaşlı olmak şerefiyle oynamak hakkıyla kazanmak demektir, şikeli şampiyonluklar yerine şerefli ikincilikleri başarı saymak demektir. Efsane kaptan rahmetli Vedat Okyar'ın hakeme dediği gibi üzerimde Beşiktaş forması varken yalan mı söyleyeceğim dediği yerdir Beşiktaş. Böyle bir mazisi olan Şeref Bey'in torunlarının bırakın şike yapmasını şike kelimesi ile aynı cümlede kullanılması bile bizi derinden yaralar. Her ne kadar gündemde olan iddaaları aklım almasa bile (iskender'in penaltıya sebep olan kişi olması, 1 ofsayt golünün sayılmaması, ibrahim akın'ın 1 gol 1 asist ile oynaması gibi) Beşiktaş'ın ismini bu duruma düşürenler, bu konulardan tamamen aklanmadıkları takdirde Beşiktaş tarihine sürebilecekleri bu kara lekelerin vebalini ömür boyu çekeceklerdir. Umarım Serdal Adalı ve Tayfur Havutçu yıllardır siyahın yanında kirletmeden taşıdığımız beyazımıza siyah bir çizik atmazlar yoksa kimse bizden Fenerbahçeliler gibi takımın adını lekeleyen ve cezaevine gönderilen bir yöneticinin peşinden gideceğimizi beklemesin. Unutmayalım ki sonuç ne olursa olsun Beşiktaş Şeref'tir, Şeref Beşiktaş'tır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-213228290463321861?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/213228290463321861/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2011/07/besiktas-sereftir-seref-besiktastr.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/213228290463321861'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/213228290463321861'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2011/07/besiktas-sereftir-seref-besiktastr.html' title='Beşiktaş Şeref&apos;tir, Şeref Beşiktaş&apos;tır'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-smDzlQUJIuM/Th4DKmHZo7I/AAAAAAAAAGg/WGZdSkIemjw/s72-c/-inonu-seref-bey-olsun--692914.Jpeg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-408630448835786441</id><published>2011-06-14T18:47:00.000+03:00</published><updated>2011-06-14T18:47:32.240+03:00</updated><title type='text'>Özkaynak Düzenimiz, Çarpıklıkları ve Olması Gerekenler</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/-vZ4TczyEtvE/TfeCQtKpeVI/AAAAAAAAAGc/MBbTt2626AI/s1600/%25C3%25B6zkaynak.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="150" src="http://2.bp.blogspot.com/-vZ4TczyEtvE/TfeCQtKpeVI/AAAAAAAAAGc/MBbTt2626AI/s200/%25C3%25B6zkaynak.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 13.5pt; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Futbol endüstrisinin akıl almaz rakamlara ulaştığı günümüzde, iyi bir futbolcu almak bir çoğumuzun hayal bile edemeyeceği paraların bonservis olarak ödenmesi ile gerçekleşebiliyor. Bunun yanında oyuncunun yıllık alacağı ücret ise 3 kuşak o aileyi götürebilecek cinsten.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Bir futbol takımının 1 yılda ortalama 24 farklı oyuncu oynatacağını düşünürsek, bir kulüp bu tarzda kaç adam alabilir? Real Madrid, Man. City gibi takımları bu kategori dışında tutarsak bir kulübün bu kadar büyük bütçelere sahip olması ve bu yapısını uzun yıllar sürdürmesi mümkün değildir. Böyle bir düzende en&amp;nbsp;&amp;nbsp;az maliyetle en çok verim alabileceğin düzen özkaynak düzenidir. Hepimiz Türkiye’de ciddi bir futbolcu kaynağının olduğu biliyoruz fakat ne yazık ki bu kaynağı&amp;nbsp;&amp;nbsp;işleyecek ustalara sahip değiliz.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="MsoNormal" style="line-height: 13.5pt; margin-bottom: .0001pt; margin-bottom: 0cm;"&gt;&lt;span style="color: black; font-family: &amp;quot;Arial&amp;quot;,&amp;quot;sans-serif&amp;quot;; font-size: 10.0pt; mso-ansi-language: TR; mso-fareast-font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;; mso-fareast-language: TR;"&gt;Son yıllarda başımızı çevirdiğimiz her yerde Beşiktaş Futbol Okulları görmeye başladık. Vakit buldukça bu futbol okullarının birçoğunu gezmeye çalıştım. Futbol okullarımızda 6-7 yaşından 14-15 yaşına kadar çeşitli yaş kategorileri bulunmakta. Bunun yanında futbol okullarımızda başarılı olan oyuncular resmi altyapı takımlarımıza alınmaktalar. Bu yapı dışarıdan bakınca çok başarılı olabilecek, ülkemizin hatta yurt dışından oyuncuları alt yapılara kazandırabileceğimiz düşüncesi yaratmaktadır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Fakat ben bu yapının kesinlikle başarılı olacağına inanmıyorum. Sebepleri ise çok basit. Ülkemizde(Milli Takım dâhil) altyapı hocaları ne yazık ki sadece o kulübün eski futbolcularından oluşmaktadır. O yaş grubu hakkında hiç bir fikri olmayan, antreman anlayışı sadece düz koşu, dar alanda kısa paslaşma ve tam saha maçtan öteye gidemeyen, gencecik pırıl pırıl futbolcu adaylarına mental olarak hiç bir şey katamayan hocalardan oluşmaktadır. Özellikle futbol okullarımız üzerinde yaptığım incelemelerde bunları çok daha iyi fark ettim. Bir altyapı hocası kesinlikle hocalığını yapacağı yaş grubu için eğitim almalıdır. O yaş grubundaki çocuk neleri sever, kemikleri nasıl gelişir, hangi hareketler onu daha çok geliştirir bunların eğitimi ilgili hocalara kesinlikle verilmelidir. Bu sistemi en iyi kullanan Barcelona, Porto ve Ajax’ın dünya futbolundaki yeri ve altyapısından çıkan oyuncular ile kazandığı başarılar ortadadır.&amp;nbsp;&amp;nbsp;Düşününki tam gelişme çağında ve ergenliğe girecek olan ve futbol hayatındaki yolunu çizecek yaşta olan 13-14 yaş grubundaki bir takımın hocası&amp;nbsp;&amp;nbsp;Recep Çetin nam-ı değer&amp;nbsp;&amp;nbsp;takoz Recep. Sizce Recep Çetin bu oyunculara ne katabilir? Mental olarak bilgisi nedir?&amp;nbsp;&amp;nbsp;Veya şöyle düşünelim. Bu yaş grubunun hocası yurt dışında tüm altyapı eğitimlerinden geçmiş, futbol bilgisi üst düzeyde, o yaştaki çocukların ruh halinden anlayacak bir hoca olsa sizce o oyunculardan en az 3 tanesini Beşiktaş kazanmaz mı? Beşiktaş kazanırsa, Türk futbolu kazanmaz mı? Bu yüzdendir ki en büyük hayalim Beşiktaş’ta böyle bir özkaynak düzeninin kurulmasıdır. Unutmayalım ki özkaynak Beşiktaş’ın geleneği ve geleceğidir...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-408630448835786441?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/408630448835786441/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2011/06/ozkaynak-duzenimiz-carpklklar-ve-olmas_14.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/408630448835786441'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/408630448835786441'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2011/06/ozkaynak-duzenimiz-carpklklar-ve-olmas_14.html' title='Özkaynak Düzenimiz, Çarpıklıkları ve Olması Gerekenler'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/-vZ4TczyEtvE/TfeCQtKpeVI/AAAAAAAAAGc/MBbTt2626AI/s72-c/%25C3%25B6zkaynak.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-1850645869281102905</id><published>2010-12-25T02:21:00.000+02:00</published><updated>2010-12-25T02:21:35.268+02:00</updated><title type='text'>Baba ve Oğul</title><content type='html'>&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/TRU4hpDh4ZI/AAAAAAAAAGA/-XxqW1Iezrk/s1600/baba-ogul_%2528medium%2529.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="130" src="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/TRU4hpDh4ZI/AAAAAAAAAGA/-XxqW1Iezrk/s200/baba-ogul_%2528medium%2529.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Beşiktaş'ımızın resmi dergisinden alıntıdır.&lt;/span&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;"Oğul: Hastaneye gitmek istemiyorum artık baba.. Artık bir işe yaramayacağını bilecek yaştayım..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Baba: Olurmu oğlum.. Herşey iyi gidiyor diyor doktorlar.. Böyle düşünme.. Hadi giyin..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Oğul: Bugün hastaneye gitmeyelim baba.. O ilaçlar saçlarımı döktü.. istemiyorum..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Baba: Az kaldı.. gidip hemen dönelim oğlum.. üzme bizi..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Oğul: tamam babam.. 27 nisan 1986.. Hayatının son 4 senesini Cerrahpaşa hastanesinin kemotrapi-radyoloji onkoloji bölümü ile evinin arasından gidip gelen bir çocuktum o zamanlar.. Fenerli babasının güçsüz sararmış suratlı Fenerli minik oğluydum.. Yolumuzun üstü olan İnönü stadı.. Kaderimizin de üstündeymiş o zamanlar.. Bilmiyorduk..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Oğul: Yine maç var heralde.. Fener'in maçımı baba?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Baba: Hayır oğlum..Bizim maçımız yok.Beşiktaş'ın maçı var..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Oğul: Baba biz neden Fenerliyiz..?&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Baba: Benim babamda fenerliydi.. Dedemde fenerliydi.. Onun babasıda öyleymiş.. Türkiye'nin en büyüğü Fenerbahçe'dir.. Ve hepimiz fenerliyiz.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Oğul: Hastane dönüşü Beşiktaş'ın maçına gidelim mi baba? Baba: Neden oğlum.. Hem orası çok kalabalık olur.. Doktorlar mikroptan uzak durmamız gerektiğini söylüyor biliyorsun..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Oğul: Baba hiç senden bişey istedim mi şuana kadar.. Hiç birşeyi yapamadın diye ağladım mı..? Doktorların hep istediklerini yaptık.. Bir kez ben istiyorum diye beni hastane dönüşü bu maça götürür müsün.&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Baba: Annene ve doktorlara söylemeyeceğiz ama..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Oğul: Tamam.. Saçlarımın döküldüğü belli olmasın.. Beşiktaş şapkası da alırmısın peki..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Baba: Alırım oğlum.. Sen ne istersen alırım.. (Babamın yanaklarından birkaç damla yaş akar)&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Oğul: Neden ağlıyorsun baba.. Beşiktaşlı olmayacağım.. Sadece onların maçına gitmek istiyorum..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Baba: Eğer sen mutlu olacaksan.. Beşiktaşlı da oluruz oğlum..&amp;nbsp;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Biz o gün hastane dönüşü kaderimizi yol üstünde bulduk.. Ben o gün simsiyah bir hayattan bembeyaz bir hayata babamın omzunda merhaba dedim.. Çoğu doktor benim nasıl hangi şartlarda iyileştiğimi araştırdı.. Ve bir çoğu 'bu sadece mucize' dediler.. O günden beri babam iyileşmemi Beşiktaş'a bağlar.. Bense babamın 'sen istersen Beşiktaşlı da oluruz oğlum' derken gözlerinde biriktirdiği gözyaşlarına bağlarım.. Senelerdir hiç kaçırmadığım Beşiktaş maçlarında tedavi olduğumu ve o küçük çocuğun babasının omzundaki saçsız ama mutlu halini hissederim.. Seneler sonra 'Beşiktaşlı' yaşlı babamı bu akşam maça götürdüm.. Yenemedik ama çıkışta 'iyi ki Beşiktaşlıyız' dedik evimize dönerken.."&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span class="Apple-style-span" style="font-family: 'Trebuchet MS', Tahoma, sans-serif; font-size: 12px;"&gt;Böyle bir hikayenin üzerine ne söylenebilir ki? Nufku tutuyoluyor insanın, göz yaşları Beşiktaşlı olmanın haklı gururyla akıyor adeta. Bu hikaye bütün futbolculara okutulmalı çünkü nice çocukların mucizelerini yaratmak onların elinde...&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-1850645869281102905?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/1850645869281102905/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/12/baba-ve-ogul.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/1850645869281102905'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/1850645869281102905'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/12/baba-ve-ogul.html' title='Baba ve Oğul'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/TRU4hpDh4ZI/AAAAAAAAAGA/-XxqW1Iezrk/s72-c/baba-ogul_%2528medium%2529.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-3484109015178092200</id><published>2010-12-23T11:47:00.000+02:00</published><updated>2010-12-23T11:47:56.202+02:00</updated><title type='text'>Yıldızlar Tutuştu Siyah Beyazla</title><content type='html'>&lt;table cellpadding="0" cellspacing="0" class="tr-caption-container" style="float: left; margin-right: 1em; text-align: left;"&gt;&lt;tbody&gt;&lt;tr&gt;&lt;td style="text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/TRMMT5Tug9I/AAAAAAAAAE4/IihyydfqM8A/s1600/162825_497090097504_516977504_5771538_7657306_n.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; margin-bottom: 1em; margin-left: auto; margin-right: auto;"&gt;&lt;img border="0" height="103" src="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/TRMMT5Tug9I/AAAAAAAAAE4/IihyydfqM8A/s200/162825_497090097504_516977504_5771538_7657306_n.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;tr&gt;&lt;td class="tr-caption" style="text-align: center;"&gt;Almeida, Quaresma, Fernandes, Guti, Simao&lt;/td&gt;&lt;/tr&gt;&lt;/tbody&gt;&lt;/table&gt;Uzun zamandır yoğun iş temposundan dolayı yazı yazmaya vakit bulamıyordum. Yaşanan başarısızlıklar, kötü yönetim anlayışı da yazmayışımın başka bir sebebiydi. Bu kadar yoğun iş hayatı ve takımın başarısızlığına rağmen yağmur, çamur, kar, deplasman demeden maçlara gitmek tarifi olmayan karşılıksız bir sevda olsa gerek. Yeni sezona insanların rüyalarında bile göremediği transferler ile başladık. Schuster gibi kariyeri başarılarla dolu bir antrenör, Quaresma ve Guti gibi tarifi olmayan futbol dehaları. Quaresma ve Guti'nin yanlarında Tabata, Holosko, Nobre, arkalarında Erhan Güven, Zapotocny, Fink gibi 3. sınıf bile diyemeyeceğimiz futbolcular vardı. Zaten herkes onların bu geniş kadroda yedeklikten kurtulamayacağını düşünüyor ve Beşiktaş'ın gerçek 11'inde yer bulamazlar diyordu. Herşey teorikte muhteşemdi peki ya pratik? Pratikte de o kadar güzel başladıki. Yıllardır böyle Beşiktaş görmedik diyordu taraflı tarafsız herkes. Ne zaman ardı arkası kesilmeyen sakatlıklar başladı, bu oyuncular takımda banko oynamaya başladı takımda düştü. Sakatlık dediğin 2 kişi olur 3 kişi olur 20 kişi olur mu? Olacak şey değil. Hele ki Schusterin oynatmaya calıştığı taktikte sapır sapır döküldü bu oyuncular. Buna rağmen Avrupa'da rekor puanla gruptan çıkmak takdire şayan.&lt;br /&gt;Ara transfer döneminde de bu kadro yapısına çare bulamayız bu senede böyle geçiyor diye karalar bağlarken bir sabah Beşiktaş'ın Fernandes, Simao ve Almeida ile ilgilendiği haberleri çıktı. Bu kadarı da gerçek olamazdı. Düşünsenize Guti sağında Tabata'yı değil orta sahamızın dinamosu olacak Fernandesi oda top ayağına gelince sağında Holoskoyu değil Simaoyu görecekti. Quaresma çalım atıp içeri trivela şeklinde orta yapacakken Nobre değil Almeida olacaktı. Bu takımı kim tutabilirdi? Ve dün gece bir başka hayal daha gerçek oldu. Quaresma'dan çok daha faydalı olacağına inandığım Simao'da Beşiktaşımıza katıldı. Beşiktaş bu transflerle birlikte oyuncu kadrosu olarak 1. sınıf takım olma yolunda büyük adım atmıştır. Ama unutmayalımki büyük başarılar bir anda gelmezler. Bir yandan mayısta Dublinde neden olmayalım diye düşünürken bir yandanda bir takımdan 6 ay sonra büyük başarılar beklemenin hayalcilik olacağı gerçeği içinde gidip geliyorum. Bu sene içinde olmasa bile bu takımla büyük başarılar elde edeceğimize inanıyorum. En azından 2. yarı inanılmaz bir Beşiktaş seyredeceğiz. Puan farkı kapanır mı? Neden olmasın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak Beşiktaş sürekli para harcıyor, bu paranın kaynağı nerden geliyor diye çıkan haberlere bir yorumum olacak. Beşiktaşın şuan ekonomik durumunun kötü olduğu aşikar. Peki sizce Guti + Quaresma + Simao'ya toplamda 9.5M Euro bonservis bedeli ödemekmi daha mantıklı, Mehmet Topuza 10M Euro ödemek mi? Yorum yapmak bile komiklik olur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-3484109015178092200?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/3484109015178092200/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/12/yldzlar-tutustu-siyah-beyazla.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/3484109015178092200'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/3484109015178092200'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/12/yldzlar-tutustu-siyah-beyazla.html' title='Yıldızlar Tutuştu Siyah Beyazla'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/TRMMT5Tug9I/AAAAAAAAAE4/IihyydfqM8A/s72-c/162825_497090097504_516977504_5771538_7657306_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-2009766099671568258</id><published>2010-02-17T11:06:00.001+02:00</published><updated>2010-02-17T11:07:21.343+02:00</updated><title type='text'>Guus Hiddink</title><content type='html'>&lt;div align="left" class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://img.thesun.co.uk/multimedia/archive/00815/Guus_Hiddink_350x47_815282a.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ct="true" height="200" src="http://img.thesun.co.uk/multimedia/archive/00815/Guus_Hiddink_350x47_815282a.jpg" width="146" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Aylardır süre gelen gergin bekleyiş. Koskoca Türkiye milli takımı aylardır yapayalnız. Havada uçuşan isimlerin haddi hesabı yok. Bugüne kadar çıkan haberlere baktımda milli takımın başına gelmeyen antrenör kalmamış. Fatih Terim istifa ettiği gün arkadaşlarımla yaptığım sohbetlerde aklımızdan geçen ve bu ülke gençlerine inanılmaz yol açacağını düşündüğümüz, gelecek 10 yıl için harika bir futbol ekolu yaratacağına inandığımız tek isim Guus Hiddinkti. Hiddink'in milli takımımızın başına geçmesinin ülkemiz futbolu için çok büyük kazanç olacağı kanısındayım.&amp;nbsp;Hiddink'in dışında Raşit Çetiner'in tekrar en iyi yaptığı işin yani ümit milli takımın başına geçmeside çok olumlu bir gelişme. Ülkemizin en iyi analiz yapan ve işine çok bağlı olan hocası Ersun Yanal'ın tüm altyapılardan sorumlu olması, gençlere artık daha çok önem verildiğinin kanıtıdır. İnanıyorum ki, Fatih Terimle başlayan bu yeni yapılanmanın meyvelerini ileriki yıllarda alacağız. Tüm yeni antrenörlere bu kutsal görevlerinde başarılar dilerim. Aklıma gelmişken Fatih Terim'in aldığı maaşı sürekli gündeme taşıyanlar hatta ve hatta mecliste bile tartışma konusu yapanlar, 6 kat yüksek maaşlı Guus Hiddink için neler söyleyecekler çok merak ediyorum. Son olarakta Guus Hiddinke bir uyarım var. Yılmaz Vural'a pek yaklaşma çünkü olacaklardan türk halkı sorumlu değildir...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-2009766099671568258?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/2009766099671568258/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/02/guus-hiddink.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/2009766099671568258'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/2009766099671568258'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/02/guus-hiddink.html' title='Guus Hiddink'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-6294788665327396259</id><published>2010-02-14T05:54:00.001+02:00</published><updated>2010-02-14T05:55:29.337+02:00</updated><title type='text'>Umutlandırıp Utandırmayın</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.bjk.com.tr/tr/medya.php?adi=g_antep_bjkkhbrr" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="170" src="http://www.bjk.com.tr/tr/medya.php?adi=g_antep_bjkkhbrr" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;Ne güzeldi herşey... Gençlerbirliği maçında oynanan futbol, yenilen gole rağmen takımın hırsı herşey çok güzeldi. Haliyle herkes aynı performansı Gaziantep maçında da bekliyordu. Takımın biranda bu şekilde düzelmesi aklımda soru işaretleri bırakmıştı. Acaba takımın bu kadar iyi olmasının sebebi Denizli'nin hastalığının takıma ekstra bir motivasyon vermiş olmasımıydı? Mantığım böyle olduğunu söylüyordu ama kalbim saçmalama Beşiktaş geliyor diyordu. Hani son zamanlarda bir bestemiz varya onu unutmuştum. Ne zaman şampiyonuz diye bağırsak kursağımızda kalıyor... Bugünkü maç aynende öyle oldu. Sahada 2 pas yapamayan, inanılmaz defansif hatalar yapan, halısaha maçı yaparcasına rahat bir Beşiktaş vardı. İzlediklerime anlam vermek imkansızdı. Bir takım 1 haftada nasıl bu kadar değişebilir. 1 hafta boyunca antreman yaptırmasanız bu kadar kötü futbol oynanmaz. Beşiktaş'ın sadece ligde mücadele etmesinin avantaj olduğunu düşünenler yanılıyorlar. Geçen sene olduğu gibi en az 2 kupada mücade etmek takımı çok daha diri tutuyor. Kupa finali dönemini hatırlayalım. Ligin en stresli zamanları 2 hafta arayla ligde Galatasaray ile oynadık sonra Fenerbahçe kupa finaline çıktık ve oynadığımız her lig maçı çok önemliydi. Durum böyle olunca takım tamamen konsantre bir halde çıkıyordu maçlara. Şimdi ise bırakın konstanrasyonu, maçta olduğunun farkında olmayan futbolcular var. Sanki biri zorla çıkın hadi bu maçı oynayın demiş gibi. Durum böyle olunca 13.5 milyon Euro verdiğimiz Gaziantepte affetmiyor tabiki. Burda en önemli görev Denizliye düşüyor. Futbolcuları bu ligin havasına sokması gereken tek kişi odur. Ama iş işten geçiyor. Galatasarayı yendik yendik çünkü atı alan Üsküdarı geçmek üzere...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-6294788665327396259?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/6294788665327396259/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/02/umutlandrp-utandrmayn.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/6294788665327396259'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/6294788665327396259'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/02/umutlandrp-utandrmayn.html' title='Umutlandırıp Utandırmayın'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-6663774409572028548</id><published>2010-02-11T10:26:00.000+02:00</published><updated>2010-02-11T10:26:11.759+02:00</updated><title type='text'>0 Dakika 2.4 Milyon Euro</title><content type='html'>&lt;a href="http://www.netkeyfim.com/wp-content/uploads/2009/03/delgado.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" ct="true" height="137" src="http://www.netkeyfim.com/wp-content/uploads/2009/03/delgado.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div align="left"&gt;Bir yanda her maç sahaya çıkan yani olası şampiyonluğun mimarları Bobo, Tello, Tabata, Rüştü, Ekrem, Sivok, İbrahim Üzülmez, İbrahim Toraman, İsmail Köybaşı, Holosko,Yusuf, bir yanda ise bu sezon&amp;nbsp; hiç bir maç oynayamayacak olan Delgado. Acı gerçek ise Delgado tüm bu oyunculardan kat ve kat yüksek ücret alıyor. Biraz araştırdım sanırım böyle bir olay dünyada ilk kez oluyor.&amp;nbsp;Söz konusu Demirören yönetimi olduğu için hiç şaşırmıyorum. Sonra bu hataları kendi&amp;nbsp;cebinden kapatıyor. Seçim zamanı gelincede cebimden verdiğim paraları geri alırım derken, cebinden neden para verdiğini neden ortaya koymuyorsun sayın Demirören? Bu rezillik neden medyada yer almıyor? Neden kimse bu konu üzerine gitmiyor? Sanmayın ki diğer futbolcular bu durum bizi bağlamaz diyorlar. Bir çok futbolcunun bu konu hakkında ne kadar üzüntülü olduklarını çok iyi biliyorum. Bir türlü anlayamadığım şey Beşiktaş sakat oyuncuların sözleşmelerini dondurduğu, ve takımdaki herkesten daha çok ücret alabildiği bir yer mi?&amp;nbsp;Sanırım öyle. Futbolcu olmak varmış...&amp;nbsp;Kendimi biran diğer futbolcuların yerine koyuyorumda, düşünsenize siz bir işte çalışıyorsunuz herşeyi siz yapıyorsunuz ama işe 1 sene hiç gelmeyen biri sizden kat ve kat yüksek maaş alıyor. O işte ne kadar verimli olabilirsiniz? Açıkçası ben hiç verimli olamam. Diyebilirsiniz ki alan memnun veren memnun kime ne. Bunu diyen emin olun sadece siz değilsiniz... Bkz: Yönetimi ibra eden kongre üyeleri... Padişahım çok yaşa!!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-6663774409572028548?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/6663774409572028548/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/02/0-dakika-24-milyon-euro.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/6663774409572028548'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/6663774409572028548'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/02/0-dakika-24-milyon-euro.html' title='0 Dakika 2.4 Milyon Euro'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-6706883553889294111</id><published>2010-02-08T11:03:00.001+02:00</published><updated>2010-02-08T11:08:07.284+02:00</updated><title type='text'>DJK - Demirören Jimnastik Klübü</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="border-bottom: medium none; border-left: medium none; border-right: medium none; border-top: medium none; clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://www.isimizhaber.com/images_up/131361.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; cssfloat: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" height="147" kt="true" src="http://www.isimizhaber.com/images_up/131361.jpg" width="200" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;Çocukluk yıllarımdı... Hiç bir maçı kaçırmazdım. O zamanlar bir söz söylenirdi Beşiktaş seyircisi, taraftarı için. Beşiktaş&amp;nbsp;taraftarı demek Beşiktaş seyircisi demekti. Yani Beşiktaş'ın taraftarı ne düşünüyorsa seyirciside onu düşünürdü. Beşiktaşı kongre faresi seyircisi değil aynı kafada olan taraftarı ve seyircisi yönetirdi. Taraftar istemezse kimse başkan olamazdı. Tıpkı Cumhuriyet gibi. Nasıl Cumhuriyetlerde halk kendi kendini yönetiyorsa, Beşiktaşıda taraftarı yönetirdi. Peki şimdi ne oldu? Ne deişti? Yok artık Beşiktaşlılar ikiye mi ayrıldı? Maça gidenler, veya maça gelmeyen kongreciler. Bu ayrım Süleyman Seba'nın Serdar Bilgili'ye kaybettiği kongre ile başladı. Kimi gruplar maçlara veya kongrelere Beşiktaş aşkıyla gelmeyi bıraktılar artık tek amaç Beşiktaş üzerinden para kazanmaktı hatta ve hatta Beşiktaş'ın paralarını kullanıp bedava otellerde kalmak bedava maçlara gelmekti. Alt tarafı sana bu kıyağı yapan kişiye 3 yılda 1 tanecik oy veriyosun sonra yan gel yat oh ne rahat! Bu çıkar o kadar büyük ki Denizli maçında olduğu gibi başkanı istemeyen herkesi dövebiliyorlar hemde kadın, çocuk, yaşlı farketmeksizin. İnsanlar tribünde istedikleri kadar yönetim istifa diye bağırsınlar, bu kadar beleş oy olduğu sürece, bu kadar fenerli gsli Beşiktaş kongre üyesi olduğu sürece, it ürür devran yürür misali sayıları gittikçe artacak. Medyamızda kongre süresince sayın başkanın tüm pisliklerini ortaya çıkaranlar bile şuan en büyük Demirörenci oldular çıktılar. Boşuna Napolyon para, para, para dememiş...&lt;br /&gt;Yaptığı her hatayı cebinden ödeyerek kapatan, sonrada cebimden para verdim bana geri ödeyeceksiniz diyen ve yaptığı hiç bir hatadan vazgeçmeyen, tribünlerin nefret ettiği, rakipler tarafından sevilen, Beşiktaşı dalga konusu yapan, tarihin en büyük hezimetlerini yaşatan, gelmiş geçmiş en büyük borç batağını yaratan, tribünleri ikiye bölen, Beşiktaşlı duruşunu yok eten biri 5000'e yakın oy alıyorsa gelin bu paradoksu siz çözün çünkü ben işin içinden çıkamadım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-6706883553889294111?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/6706883553889294111/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/02/djk-demiroren-jimnastik-klubu.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/6706883553889294111'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/6706883553889294111'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2010/02/djk-demiroren-jimnastik-klubu.html' title='DJK - Demirören Jimnastik Klübü'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-8899375839997713999</id><published>2009-08-31T16:25:00.000+03:00</published><updated>2009-08-31T16:25:36.818+03:00</updated><title type='text'>Çifte kupalı yönetim ve medya</title><content type='html'>&lt;div class="separator" style="clear: both; text-align: center;"&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SpvIXxK4oDI/AAAAAAAAADg/xR1o0PvFOsU/s1600-h/besiktas_2010_Kadro.jpg" imageanchor="1" style="clear: left; float: left; margin-bottom: 1em; margin-right: 1em;"&gt;&lt;img border="0" src="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SpvIXxK4oDI/AAAAAAAAADg/xR1o0PvFOsU/s200/besiktas_2010_Kadro.jpg" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;Okuldu, stajdı, kupa şampiyonluğuydu, lig şampiyonluğuydu derken vakit olmadı yazmaya, uzun yıllar sonra gelen tertemiz hakedilen şampiyonluğu anlatmaya... Geriye dönüp baktığımda daha Beşiktaş 6. sırada iken yazdığım yazılarda haklı olmamın gururuyla tekrar yazmaya karar verdim.&lt;br /&gt;Kazanılan çifte kupadan mı başlasam, yoksa daha bu kupalara sevinemeden transfer döneminde ki kaoslardan mı başlasam bilemiyorum. Geçmiş geçmişte kaldı kalan sağlar bizimdir diyerek günümüze dönüyorum.&lt;br /&gt;Geçen sene gelen başarıdan sonra Beşiktaş'ı bir kene gibi kemirmeye yemin etmiş medya mı yoksa Tabata gibi çok iyi bir oyuncu olmasına rağmen 4 milyon euro bile etmeyecek bir oyuncuya 8 milyon euro veren Yıldırım Demirören mi Beşiktaş'a daha çok zarar veriyor? Günlerdir bu soruya bir türlü cevap bulamadım. Düşünüyorumda, Lugano olayında Fenerbahçe'nin yaşadıklarını Beşiktaş yaşasa ne olurdu? Lugano ile ilgili 1 haber bile çıkmazken Beşiktaş'ı yerle bir ederlerdi. Peki bu vizyonsuzluğun sorumlusu kimdir? Taraftar mı? Hiç sanmıyorum. Tarihimiz mi? Hiç sanmıyorum. Yönetim mi? Tek seçenek bu kaldı zaten. Herşey bu kadar açıkken, geçen seneki başarı hariç (ki oda Mustafa Denizli sayesinde geldi) hiç bir başarısı olmayan, klubü borç batağına sürükleyen bir yönetim nasıl hala başta durur nasıl hala ibra edilir anlamakta güçlük çekiyorum. Muhasebe bilmeyen biri bile eline bir kağıt kalem alsa Beşiktaş'ın finansal olarak geleceğinin ne halde olduğunu anlar heralde. Hani her fırsatta Beşiktaş'ın iyiliği için her ortamda varız diyen muhalefet varya o nerde? Daha neyi bekliyorlar? Bilen yok.. Bizim taraftar olarak tek yapacağımız takımımızın iyiliğini düşünerek en ufak bir tepkide bulunmamak. Gerekli tepkiler önümüzde ki kongrede yeteri kadar verilecektir zaten. Umarım!&lt;br /&gt;Bir çift sözümde medya'ya ve medya'ya uyup takımı eleştiren sevgilli Beşiktaş'lı kardeşlerime. Daha ligin 4. haftası bile bitmemişken, takımın as oyuncularının çoğu sakatken, henüz 1 kere takımımızı inönüde izleme fırsatı bulmuşken nedir bu eleştiri yağmuru, nedir bu sabırsızlık? En ufak olayda Beşiktaş'ın başarısızlığını dört gözle bekleyen basının ve kuruluşlarının ekmeğine yağ sürmeyin! sürdürtmeyin! Çünkü kaybeden medya değil Beşiktaş olur, Beşiktaş taraftarı olur...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-8899375839997713999?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/8899375839997713999/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/08/cifte-kupal-yonetim-ve-medya.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8899375839997713999'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8899375839997713999'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/08/cifte-kupal-yonetim-ve-medya.html' title='Çifte kupalı yönetim ve medya'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SpvIXxK4oDI/AAAAAAAAADg/xR1o0PvFOsU/s72-c/besiktas_2010_Kadro.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-4628556245715208027</id><published>2009-03-15T01:49:00.004+02:00</published><updated>2009-03-15T02:31:11.623+02:00</updated><title type='text'>Başkent Kartalı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SbxCllGJ2aI/AAAAAAAAADY/v1pXH7J-Lqk/s1600-h/bjkgencler.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 110px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SbxCllGJ2aI/AAAAAAAAADY/v1pXH7J-Lqk/s200/bjkgencler.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313194873770858914" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Beşiktaş'ın başkent macerası Tello'nun Ankaraspor maçında kafasına jant yemesiyle başladı. Ligin en güçlü takımlarından olan Ankaraspor hatırlayacağımız gibi ligin 1. yarısında Beşiktaş'ı evinde 3-1 gibi net bir skorla yenmişti. Türkiye kupası yarı finali ilk maçında Beşiktaş aynı tarifeyi bu kez Ankaraspor'a uyguladı. Çok iyi bir çıkış yakalayan Beşiktaş'ın Ankara takımları ile olan macerası böyle başladı... Büyük bir süpriz olmaz ise Beşiktaş Türkiye kupasında finale kalacaktır tabi futbolda kesin diye birşey yoktur! Kupada emin adımlar ile namağlup olarak ilerleyen Beşiktaş ligin dibine demir atan Hacettepe ile yine Ankara da karşılaştı. Herkes tarafından kolay gözüken maç az kalsın Beşiktaş'ın elinden gidiyordu. Maça çok hızlı başlamıştı Beşiktaş. Henüz 20 dakika olmadan 2 - 0 öne geçince tüm futbolcular maçı o anda kafalarında bitirdiler fakat böyle bir mantelitenin ne kadar yanlış ve profesyonellik dışı olduğunu kısa bir süre sonra farkettiler. Ernst'in ortasahada yaptığı muhteşem mücadele Beşiktaş'a ligde çok önemli bir galibiyet kazandırdı çünkü Beşiktaş'ın önündeki Sivasspor ve Trabzonspor haftayı puansız kapattılar. 2009 yılında muhteşem bir çıkış yakalayan Beşiktaş yavaş yavaş havaya girmeye başladı. Takımda yıllardır kaybolan özgüvenin tekrar kazanılmaya başladığını görmemek için kör olmak gerekir. Lige ara verildiğinde bu kadroya iyi bir ortasaha gelsin bu takımı kimse tutamaz demiştim. Haftalar geçtikçe bu düşüncelerimdeki haklılık beni çok mutlu ediyor. Neyse gelelim günün yani 2009'un en başarılı 2 takımının maçına. Haftalardır gol yemeyen Gençlerbirliği karşısında Beşiktaş'ın zorlanacağını tahmin ediyordum. Nitekim de öyle oldu. Fakat beklediğimin aksine Beşiktaş müthiş tempolu oynadı. Gençlerbirliğinin başarılı ortasahasını Cisse ve Ernst ile durdurmayı başaran sayın Denizli bugun sahaya 4 3 3 formatı ile çıkardı Beşiktaşı. İlk 60 dakika boyunca baskılı olmasına rağmen Beşiktaş'ın gol bulamamasının sebebi gününde olmayan Delgado ve 4 3 3 formatında kurduğu ileri 3'lü idi. Sayın Denizli bu hatasını farkedince Holosko'yu sağa Tello'yu sola ve Bobo'yu ortaya çekti. Delgado yerinede Yusuf'u oyuna sokup baskılı oynayan Beşiktaş'ın pozisyon bulmasını sağladı ve nitekim Beşiktaş haftalardır gol yemeyen rakibini 3 0 gibi net bir skorla geçerek çıkışını sürdürdü. Haftalardır olduğu gibi bu galibiyetteki en büyük pay yine Fabian Ernst'in.  Bu adamı transfer eden her kimse alnından öpüyorum!&lt;br /&gt;Beşiktaş bu seneki en kritik maçını haftaya lider Sivasspor ile oynayacak. Beşiktaş için çok zor geçeceğine inanıyorum. Beşiktaş'ın bu maç önceki en büyük artısı haftalardır büyük çıkış içinde olması ve futbolcuların kendine olan güvenlerini kazanmaları. Saha ve hava sartları futbolu olumsuz yönde etkileyeceği aşikar fakat Beşiktaş eğer şampiyonluğun en büyük adayı benim diyorsa ne yapıp etmeli Sivas yenmelidir ve inanıyorumki yenecektir...&lt;br /&gt;Son olarak;&lt;br /&gt;Beşiktaşlılar bayraklarınızı sandıklarınızdan çıkarmanın zamanı geldide geçmedimi?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-4628556245715208027?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/4628556245715208027/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/03/baskent-kartal.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/4628556245715208027'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/4628556245715208027'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/03/baskent-kartal.html' title='Başkent Kartalı'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SbxCllGJ2aI/AAAAAAAAADY/v1pXH7J-Lqk/s72-c/bjkgencler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-4882993329706117878</id><published>2009-03-01T21:22:00.006+02:00</published><updated>2009-03-01T22:01:25.031+02:00</updated><title type='text'>5 dakikada Beşiktaş</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/Sarhsxzt0xI/AAAAAAAAADQ/33RGLq_G6wc/s1600-h/bjk-belediye.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 92px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/Sarhsxzt0xI/AAAAAAAAADQ/33RGLq_G6wc/s200/bjk-belediye.jpg" border="0" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5308303270210294546" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/Sargn7Vwh5I/AAAAAAAAADI/q1uP116jJPY/s1600-h/bjk-belediye.jpg"&gt;&lt;/a&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Geçen hafta ligin en avantjlı takımı olarak en tatlı baklavasını yiyen Beşiktaş, bu hafta yıllardır düşmekten kurtulamadığı Belediye çukurunu ilk kez kayıpsız atlattı. Rakiplerinin kaybettiği anormal puanlar ile Beşiktaş zorla zirveye doğru yürüyüşünü sürdürüyor. Son senelerde şampiyonluğu sonuna kadar kovalayıp fakat en önemli maçlarda kaybettiği için camia da kimse erkenden havaya girmemeye çalışıyor. En doğrusuda bu olsa gerek. Yıllardır takımın içinde oluşan rehavet büyük maçlarda alınan sonuçlar ile ne kadar yanlış olduğunu ortaya koydu. Ligde daha çok uzun bir maraton var. Bu hafta alınan sonuçlarda gösterdiki bu değirmenin altından daha çok sular akar. O yüzden gelin bıraklım zirve yürüyüşünü bu haftaki maçtan bahsedelim biraz.&lt;/span&gt;&lt;div&gt;&lt;span class="Apple-style-span"  style="font-size:small;"&gt;Soğuk ve yağmurlu bir İstanbul akşamında, stadı kısmende olsa dolduran taraftarının desteği ile başladı Beşiktaş oyuna. Kendi evindeki maçlarda 15 20 kişiye oynayan Belediye bu desteği rakip taraftar değilde sanki kendi taraftarıymış gibi kullandı. Maça atak başlaması gereken, rakip kalede etkili olması gereken Beşiktaştı fakat tam tersi oldu. İlk yarıda sahada ne yaptığını çok iyi bilen, iyi futbol oynayan ve Beşiktaş kalesinde net pozisyonlar bulan bir Belediye vardı sahada. Madem bu kadar iyi Belediye vardı da neden gol atamadı derseniz size 2 cevabım olacaktır. Fabian Ernst ve İbrahim Toraman. Bu ikili çok iyi işler yaptılar Beşiktaş adına. Rakipten top çaldılar topu oyuna soktular kısacası Beşiktaş adına tek olumlu şeyleri yaptılar. İlk yarı boyunca Beşiktaş'ın ayakta kalan 2 ismiydiler. Tabi bunlara kaleci Hakan'ıda eklemek gerekir. Yaptığı kritik kurtarışlar ile maça damgasını vurdu. Böyle bir ilk yarının ardından 2. yarıda Beşiktaş'ın çok daha iyi oynaması bekleniyordu ve öyle de oldu. Sakatlıktan yeni çıkan ve henüz eski formuna kavuşamayan Delgado'nun çıkıp Holosko'nun oyuna girmesiyle Beşiktaş baskısını daha çok hissettirmeye başladı. Sağlı sollu gelen ataklar ile Beşiktaş Nobre ile bir gol buldu fakat ofsayt olmamasına rağmen gol sayılmadı. Buna pek aldırış etmeyen Beşiktaş daha hırslı ve azimli oynayarak 5 dk içinde kimse ne olduğunu anlamadan 2 - 1 öne geçti. Hani eskilerin bir sözü vardır ya 5 dakikada Beşiktaş diye işte aynen öyle oldu. Sayın Denizli bu sistemle oynamaya devam ederse Beşiktaş kolay kolay yenilmez. Sivasspor'unda puan kaybettiği bir haftada 3 puan almak çok önemliydi. Artık telafisi olmayan pir periyoda giriyor Beşiktaş. Önündeki tüm maçlara kesinlikle 3 puan almak için çıkmalı. Çünkü 1 bir yenilgide 2 sıra aşağı düşebileceğiniz bir lig oynanıyor. Ortada bir çoğumuzun görmeye hiçte alışık olmadığı bir tablo var. Umarım bu tablo ligin son haftasına kadar devam eder. Beşiktaş ligin son haftasında en yukarıda olmak istiyorsa, futbolcuların şampiyonluğa inanması ve kenetlenmesi gerekiyor. Bunu sağlayacak tek kişide sayın Mustafa Denizli...&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-4882993329706117878?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/4882993329706117878/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/03/5-dakikada-besiktas.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/4882993329706117878'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/4882993329706117878'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/03/5-dakikada-besiktas.html' title='5 dakikada Beşiktaş'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/Sarhsxzt0xI/AAAAAAAAADQ/33RGLq_G6wc/s72-c/bjk-belediye.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-2582151027876569119</id><published>2009-02-16T04:36:00.005+02:00</published><updated>2009-02-16T14:40:53.778+02:00</updated><title type='text'>Olmayınca Olmuyor</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SZjTEdS9i0I/AAAAAAAAADA/mDORS0JTABE/s1600-h/bjkts.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 113px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SZjTEdS9i0I/AAAAAAAAADA/mDORS0JTABE/s200/bjkts.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5303220634765855554" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Mustafa Denizli geldiğinden beri 3lü savunma ile oynayan daha doğrusu oynamaya çalışan bir Beşiktaş vardı. Bu takımın bu sisteme uygun olmadığını defalarca söyledim. Sayın Denizli ısrar ettikçe Beşiktaş'ın başarısız olacağını savundum. Nitekim bu ısrarımda ne kadar haklı olduğumu bu gece Trabzonspor karşısında gördük. Kadrolar açıklandığında Beşiktaş'ın ilk defa 4'lü savunma ile oynayacağını öğrendiğimde içimdeki umutsuzluk bir anda sona erdi. Fakat beklediğimin aksine çok formsuz olan Yusuf ve Serdar Özkan sahadaydı. Serdar Özkan bir an önce kendine çeki düzen vermez ise sonu İbrahim Akın ve Burak gibi olur dikkat! Buna rağmen Trabzonspor ilk yarıda sadece 1 kere Beşiktaş'ın kalesine geldi ki buda maç boyunca Trabzonspor'un yakaladığı "tek" pozisyondu ve Gökhan Ünal çok şık bir vuruşla takımını öne geçirdi. Beşiktaş 2. yarı Bobo ve Delgado'nunda oyuna girmesiyle inanılmaz bir baskı kurdu. Yıllardır özlediğimiz Beşiktaş sahadaydı. Ligin lideri konumundaki rakibi bırakın pozisyon bulmayı sahasından bile çıkamıyordu. Sağlı sollu gelen kornerler, frikikler ve saniye saniye artan taraftar çoşkusu da her an golün geleceğinin habercisiydi. Fakat bu kadar baskı kuran bir takımın net pozisyonlar yakalayamaması Beşiktaş'ın hücum organizasyonlarında ki eksikliğini açıkça gösteriyor. Kanat oyuncularının yetersizliği ve geriden oyunu kuracak oyuncuların çok düz oluşu bundaki en büyük etkendir. Trabzonspor ilk kornerini 88. dakikada atıp 1 puanla İnönü'den ayrılıyorsa yatıp kalkıp buna dua etmelidir. Beşiktaş harika oynamasına rağmen çok önemli bir 3 puanı kaçırdı. Hani olmayınca olmuyor derler ya işte öyle bir gündü.&lt;br /&gt;Beşiktaş için Konya Trabzon ve G.Antep maçları kayıpsız geçilmesi gereken bir viraj diyordum fakat Beşiktaş ilk 2 maçında 4 puan kaybetti. Eğer Beşiktaş bu futbolu tüm maçlara yayarsa hiç bir takıma yenilmez ama ne zaman Denizli 3 lü defansa döner işte o zaman Beşiktaş kaybeder...&lt;br /&gt;Son bir paragrafta Fabian Ernst'e açmak istiyorum. Devre arasında takıma katılan Ernst bugün sahanın en iyisiydi. Trabzonspor'un inanılmaz pas yapan ortasahasını belkide tek başına eritti. Beşiktaş'ın belkide Demirören'in yaptığı en faydalı transferdir. Umarım bu olumlu futbolunu artarak devam ettirir ve Beşiktaş'a uzun yıllar yararlı olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-2582151027876569119?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/2582151027876569119/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/02/olmaynca-olmuyor.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/2582151027876569119'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/2582151027876569119'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/02/olmaynca-olmuyor.html' title='Olmayınca Olmuyor'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SZjTEdS9i0I/AAAAAAAAADA/mDORS0JTABE/s72-c/bjkts.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-8866872038443254033</id><published>2009-02-08T20:21:00.005+02:00</published><updated>2009-02-08T21:28:59.062+02:00</updated><title type='text'>Deplasman Fakiri</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SY8ivlFwhcI/AAAAAAAAACo/8fXfD7SK0XA/s1600-h/medya.php"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 130px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SY8ivlFwhcI/AAAAAAAAACo/8fXfD7SK0XA/s200/medya.php" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5300493487243822530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir yanda ligin 6. haftasından beri deplasmanda galibiyeti olmayan Beşiktaş diğer yanda ise ligin ilk haftasından beri kendi evinde galibiyeti olmayan Konyaspor. Beşiktaş için deplasmandaki kötü tabloya son vermek için biçilmiş bir kaftandı Konyaspor. Beşiktaş'ın şampiyonluk yolundaki rakiplerinin puan kaybetmesi ve Beşiktaş'ın zirveye yaklaşması için çok önemli bir maçtı. Fakat sahada tüm bu düşüncelerin aksine kazanmak için hiç bir şey yapmayan daha doğrusu ne yaptığını bilmeyen bir takım vardı. Bu sezon izlediğim en kötü futbolu oynadı Beşiktaş. Belkide tarihinin en kötü deplasman performasını sergiliyor. Mustafa Denizli'nin kimsenin bir türlü anlayamadığı ve takımın kesinlikle uyum sağlayamadığı taktiğinden bir türlü vazgeçmemesi bundaki en büyük etkendir. Mustafa Denizli'nin göreve geldiği haftadan beri söylediği, izleyenlere zevk vereceğiz sözünü tutamadığını aylardır görüyoruz. Beşiktaş'ın defansı ile forveti arasındaki büyük mesafe hem oyun kurmasını engelliyor hemde orta sahanın bütün hakimiyetini rakibe bırakıyor. Mustafa Denizli bu takımı şampiyon yapmak istiyorsa bir an önce inadından vazgeçmelidir. Sayın Denizli, Mevlana'nın şehri olan Konya'dan  çok rahat bir 3 puan alacakken beraberlik ile dönmesine rağmen halen rakiplerimizle olan puan farkı bizi korkutmuyor diyebiliyor ama beni ve tüm Beşiktaş'lıları oynanan bu futbol çok korkutuyor. Bu kadar kolay bir deplasmandan bu kadar kötü oyunla dönen Beşiktaş, Trazbzonspor ve Gaziantepspor gibi çok iyi futbol oynayan rakipleri karşısında ne yapacak çok merak ediyorum. Beşiktaş bu garip oyun düzeninden bir an önce vazgeçip bu oyuncu kadrosuna en uygun olan 4-4-2 taktiğine dönmediği sürece başarılı olamaz. Hücum özellikleri fazla olan oyuncular ile oynamak, Beşiktaş'ı ileri taşımadığı gibi geridede çok zayıf bırakıyor. Ve bu takimda kesinlikle oynaması gereken biri varsa oda hem hırsıyla, hem rakibi yıpratmasıyla Mert Nobre'dir. Nobre oynadığı sürece Beşiktaş ileride çok daha başarılı oluyor. Bobo ile olan uyumunu Beşiktaş'ın çok iyi kullanması gerekiyor. Şimdi Beşiktaş'ın önünde Trabzonspor maçı var. Eğer sayın Denizli bu anlamsız inadını sürdürürse Beşiktaş'ın Trabzonspor'u kendi seyircisi önünde yenmesi çok zor. Beşiktaş kesinlikle Bobo ve Nobre'den oluşan çift forvetle sahaya çıkmalıdır. Bunun yanında Tello, Ernst, Yusuf ve Serdar Ozkan'dan oluşan güçlü orta sahası ile Beşiktaş başarılı olabilir. Yoksa Beşiktaş oynadığı bu futbol ile seyircisini daha çok kahreder...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-8866872038443254033?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/8866872038443254033/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/02/deplasman-fakiri.html#comment-form' title='15 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8866872038443254033'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8866872038443254033'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/02/deplasman-fakiri.html' title='Deplasman Fakiri'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SY8ivlFwhcI/AAAAAAAAACo/8fXfD7SK0XA/s72-c/medya.php' height='72' width='72'/><thr:total>15</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-7520005231845141655</id><published>2009-02-05T12:12:00.002+02:00</published><updated>2009-02-05T12:30:43.446+02:00</updated><title type='text'>Antalya Üçlemesi</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SYq8B7nSDUI/AAAAAAAAACg/VuxGINH79_Y/s1600-h/17_242065_ernst_bsk0502.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 180px; height: 113px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SYq8B7nSDUI/AAAAAAAAACg/VuxGINH79_Y/s200/17_242065_ernst_bsk0502.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5299254652923153730" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Beşiktaş 10 günde 3. kez karşılaştığı Antalya'yı 3 maçta da devirerek 2009 yılında yakaladığı seriye devam etti. Beşiktaş'ın Antalya ile oynadığı ilk iki maçtaki sıkıcı ve kötü futbol dün oynanan maça olan ilgiyi azalttı. Diğer maçlardan akıllarda tek şey Tello'nun harika golüydü. Beşiktaş güçsüz rakibi karşısında zorlanmadan kazanmıştı. Gelelim dünkü maça. Aslında bu tur kupanın ilk ayağında Antalya'da oynanan maçta garantilenmişti. Dünkü maç tamamen formalite icabıydı. Bu tür iddaası olmayan maçlara hazırlanmak çok zordur. Fakat dün sahada beklenenin aksine çok iyi top oynayan belkide bu sene ilk defa ne oynadığının farkına varan bir Beşiktaş vardı sahada. Buna en büyük etken takım içinde genelde yedek bekleyen oyunculardan oluşan bir kadronun olmasıydı. Forma hırsı ile sayın Denizli'nin istediklerini harfi ile yerine getirdiler. Beşiktaş'ın yedek oyuncularının bu kadar hırslı ve iyi oynaması ileriki haftalar için Beşiktaş'a çok faydalı olacaktır. Dün Beşiktaş'ın ilk on birinde henüz 2 gün önce transfer edilmiş Fabian Ernst vardı. Oynadığı dakikalar boyunca tüm gözler onun üzerindeydi. Avrupa futbolunu takip edenlerin yakından tandığı yıllarca Werder Bremen ve Schalke forması giymiş çok kaliteli bir ön liberodur. Beşiktaş'ın son yıllarda yaptığı en faydalı transfer olduğuna inanıyorum. Beşiktaş'ın en çok aksayan yönü olan ortasahayı çok iyi toparlayacağına kesin gözüyle bakıyorum. Umarım yanılmam ve Beşiktaş' a katkıları tahmin ettiğimden de fazla olur. Antalya karşısında belki daha ismini bile ezberleyemediği takım arkadaşları ile ilk maçı olmasına rağmen olumlu futbol sergiledi. Gün geçtikçede formu artacaktır. Birazda Erkan Zengin'den bahsedelim. Alındığında bir çok kişinin tanımadığı birisiydi. Erkan hakkında yorum yapmak için oynayacağı ilk maçı bekledim. Dün 90 dakika sahadaydı ve sanki 40 yıldır Beşiktaş'ta oynuyormuş gibiydi. Kendisinden beklediğimden çok daha iyi bir performans sergiledi. Attığı akıl dolu ara paslar, sağ kulvarı çok iyi kullanması onun için bir artıydı. Böyle çalışmaya devam ederse formayı kapacak gibi gözüküyor.&lt;br /&gt;Beşiktaş kolay rakiplerle oynayarak iyi bir seri yakaladı. Şimdi önünde Konyaspor, Trabzonspor, ve Gaziantepspor maçları gibi çok zor 3 maçı var. Beşiktaş şampiyonluk yarışındaki iddaasını güçlendirmek istiyorsa bu 3 maçını kesinlikle kazanmalı çünkü başka şansı yok...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-7520005231845141655?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/7520005231845141655/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/02/antalya-uclemesi.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/7520005231845141655'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/7520005231845141655'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/02/antalya-uclemesi.html' title='Antalya Üçlemesi'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SYq8B7nSDUI/AAAAAAAAACg/VuxGINH79_Y/s72-c/17_242065_ernst_bsk0502.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-8370280073736729602</id><published>2009-01-27T13:18:00.005+02:00</published><updated>2009-01-27T13:36:17.133+02:00</updated><title type='text'>Kardelen</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SX7wFOvkpvI/AAAAAAAAACY/W0woeugYOLE/s1600-h/a.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 133px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SX7wFOvkpvI/AAAAAAAAACY/W0woeugYOLE/s200/a.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295934184481924850" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Boğaz nehir gibi akıyordu Marmara'ya doğru...İstanbul'un üzerine çöken o kurşini havayı,manevi ağırlığı kaldıracak bir evliya beklentisi vardı sokaklarda...karayelden esen rüzgar,yağmur getirecekti şehit mezarına...Bu dünya güzeli şehir,beşyüz yıl sonra,kansız savaşsız İngilizlere teslim edilmişti bir mayıs sabahı...Dolmabahçe önünde son birlik de silahlarını teslim ediyordu.Yüzbaşı Şeref ve birliği,manga manga tüfeklerini,tabancalarını,hatta süngülerini İngiliz subaylarına makbuz karşılığında verdiler.Bu sıkıntılı işin sonu geldiğinde,İngiliz çavuş,Yüzbaşı Şeref'e seslendi:&lt;br /&gt;-sör!tabancanız...&lt;br /&gt;Şeref hiddetle döndü,elini akldırdı,çavuşa vuracak oldu.İngiliz binbaşı araya girdi ve ''Tabancanız kalsın,mermileri boşaltınız yüzbaşı'' dedi...&lt;br /&gt;Şeref hiddetle tabancasını çekti,ateş edebileceğini düşünen İngiliz askerleri silahlarını ona doğrulttular..Şeref 'altıpatlar'ını gökyüzüne çevirdi,tambur pimini çekti,pirinç kovanlı veuçları çetikli altı mermi iki metre yüksekten yere boşaldı..Sonra kabzası laz işi,baba yadigarı tabancasını kılıfına soktu,asker dönüşüyle birliğinin karşısına geçti.Hazırolda bekleyen 120 asker yumrukları sıkılı,dişleri kenetli,Galiçya'dan Hicaz'a,Trablusgarp'tan Fizan'a peşinden gittikleri bu mert adamın ağzının içine bakıyordu.Bir emir verse,evet o bir emir versebir avuç ingilizi elleriyle boğabilirlerdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Şimdi dağılıyoruz.Sizi on yıldır sabırla bekleyenlerin aynına gidin.Ama unutmayın,bu iş daha bitmedi,bu millet esaretini yenmek için sizin gibi yiğitlere ihtiyaç duyacaktır.Bana hakkınızı helal edermisiniz?&lt;br /&gt;Bir an sessizlik oldu.Elleri cebinde ve avucunda yuvarlak metal çerçeveli gözlüğü olduğu halde bekledi...Birliğin çavuşu bir adım öne çıktı:&lt;br /&gt;-Bizim helalimiz seninle şehit düşmektir komutanım.&lt;br /&gt;hiç istemediği halde Şeref'in gözlerinden iki damla yaş süzüldü,elinde tuttuğu gözlük tuzla buz olmuştu,avuç içi kanıyordu.daha ser bir sesle bağırdı..&lt;br /&gt;-hakkınız helal midir bana?&lt;br /&gt;Yağmur başlamıştı.gökyüzündeki martılar birkaç dakika önce yaşadıkları gökgürültüsünden beter bir ''HELAL OLSUN!'' sesiyle irkildiler,havalanıp kaçıştılar..&lt;br /&gt;kan damlaları Dolmabahçe'den Beşiktaş'a doğru birer metrelik aralıklarla takip ediyordu Yüzbaşı Şeref'i...Neden sonra elinin kanadığını fark etti.Dolmabahçe Sarayının duvarı dibinde durdu,omuzundaki apoletleri söküp eline sardı.Kanı emen apoletin ipek örtülü yıldızları kıpkırmızı oluverdi..Şeref birkaç dakika sonra Beşiktaş'a vardı.Balıkçı kahvesinde oturmak istedi ancak ''Hırpani halim bir Türk subayına yakışmaz'' diye düşünerek sahile indi..Çakılların üzerine oturup,teknesinin altını onaran bir balıkçıyı seyre daldı..&lt;br /&gt;Kan çanağına dönen gözlerini uzaklara dikmişti,bahar yağmurunun anlatılmaz hüznüne...İçinde fırtınalar kopuyordu.Sırtına dokunan bir elle irkildi.Kafasını kaldırdı.Biraz önce teknesini onarırken seyrettiği denizci birşeyler söylüyordu.Ama Şeref duyamıyordu onu.Sararmış dişlerine bakarak denizcinin,anlamaya çalıştı söylediklerini.&lt;br /&gt;-Asker ağa,asker ağa...&lt;br /&gt;-Efendim.&lt;br /&gt;-okuman,yazman var mıdır?&lt;br /&gt;-Evet.Hayrola?&lt;br /&gt;-Ağam be,teknenin adını yazsan olurmu?&lt;br /&gt;-Tamam.Nedir teknenin adı?&lt;br /&gt;-KARDELEN!!!&lt;br /&gt;-Yavuklunu adı mı?&lt;br /&gt;-Hee...Nerden bildin?&lt;br /&gt;Harp okulu'ndan aldığı 'hat' dersi ilk kez işine yarıyordu.Şeref,kardelen şekline benzer bir motifle yazdı tekneye sevgilisinin adını...&lt;br /&gt;-Ya ağam,çok güzel oldu.Sana borçlandım şimdi ben.&lt;br /&gt;-Olsun,birgün ödersin.Nerelisin sen?&lt;br /&gt;-İnebolulu'yum.İstanbuldaki Rum meyhanelerine tuza basılmış torik getiririz biz.Fener'i dönerken teknenin altını vurdum.burada onarıyorum.Kısmetse öğlen namazı yekneyi bitirip İnebolu'ya yelken basacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yüzbaşı Şeref Akaretlerde Yokuşu'nu tırmandı,Osmanoğlu Konağı'nın kapısını çaldı.&lt;br /&gt;-Hoşgelmişsin Şeref Beyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şeref,Beşiktaş Jimnastik kulübünün Divan Kurulu üyesiydi.Eskrim takımında kılıç hocasıydı ve futbol takımında da kalecilik yapıyordu.Konağın ahşap merdivenlerini hışımla çıkıp,çatıdaki malzeme deposuna girdi.Tabancasını çıkardı.Cepkenindeki enfiye kutusunu eline aldı.Kutuyu kulağına götürüp iki salladı.Şeref kakmalı enfiye kutusu tıkırdamaya başladı.Kutuyu açtı,içinden pamuğa sarılmış gümüş bir kurşun çıktı.Kurşunu çizme derisine süre süre iice parlattı.Kurşunu tabancasının tamburuna sürdü,tamburu hızla çevirip kapattı.Kırlaşmaya başlaya şakaklarına götürdü.''AFFET'' dedi.&lt;br /&gt;Tık! Boş...&lt;br /&gt;Tık! Boş...&lt;br /&gt;Tık! Yine boş...&lt;br /&gt;Tam o sırada kapı hiddetle açıldı.Ahmet Fetgeri içeri girip,4. kez tetiğe basmak üzere olan Şeref'in elindeki silahı kaptı.Şeref kendisinden geçmiş,ağlamaya başlamıştı.&lt;br /&gt;-Neyapıyorsun sen,delirdinmi?&lt;br /&gt;Cevap yerine tavanarasını dolduran hıçkırıklar vardı.Sarıldılar.Ahmet Fetgeri,Şeref'i ayağa kaldırdı,koluna girip aşağı indirdi.Sade kahve ile birer sigara içtiler.''Her şey bitti'' dedi Şeref.&lt;br /&gt;-Daha değil.Dün akşam Mustafa Kemal ve arkadaşları,Anadoluda mücadeleyi başlatmak için gemiyle Samsuna yola çıktılar.&lt;br /&gt;Gözleri parladı Şeref'in.Birkaç dakika önce Azraille rus ruleti oynayan o değildi sanki...Bir kuş olup o gemiye yetişmeyi geçirdi aklından...&lt;br /&gt;-Bende gitmek istiyorum.&lt;br /&gt;-Çok zor.Salmazlar seni İsatanbul'dan.&lt;br /&gt;Birden KARDELEN geldi Şeref'in aklına.Kardelen vardı ya İnebolu ya giden.''Neden olmasın?''diye söylendi.''Dur,celallenme hemen''diye Fetgeriye Kardelen i anlattı.&lt;br /&gt;Artık Şeref i durdurmanın imkanı yoktu.Yukarı çıktı,üç beş parça eşyasını bez asker torbasına sıkıştırdı.İki dost sarıldılar.''Şu torbayı da al,lazım olur belki''dedi Fetgeri.&lt;br /&gt;''Nedir bu?''diye sordu Şeref.''Denize açılıncaya kadar sakın açma''cevabını aldı.Kardelen denize inmişti.Tam yelken açmaya hazırlanırken,bir sesle irkildi denizci:&lt;br /&gt;-Tayfa lazım mı?&lt;br /&gt;-Buyur ağam.Hayırdır ,nereye?&lt;br /&gt;-Senin gittiğin yere.Hatırlarsan bana borcun vardı,ödeşmiş oluruz.&lt;br /&gt;Kardelen,Anadolu Fenerini geçip Karadenize açılırken;Şeref,Boğazın süsü erguvanlara sonkez baktı.Bu güzelim renkleri İngilizlere bırakıyordu.yaralı elini,Karadenizin az tuzlu sularında yıkadı.Temiz bir bez parçası aradı sarmak için...&lt;br /&gt;Fetgerinin verdiği çantanın düğümünü açtı.İçinde beyaz bir beze sarılı yuvarlak birşey vardı.Açtı bezi ve o anda KARDELENİN İÇİNE BİR FUTBOL TOPU YUVARLANDI.Gözlerine inanamadı.BU TOP,MAHALLİ LİGDE GOL YEMEDEN ŞAMPİYON OLDUKLARI VE HATIRADIR DİYE SAKLADIKLARI ''ERTHOLD'' MARKA,İÇTEN LASTİKLİ PAHALI FUTBOL TOPUYDU.''Ah be Fetgeri''DEDİ İÇİNDEN.Gülümsedi...&lt;br /&gt;Ara sıra esen sert rüzgar veserpiştiren yağmura rağman Şile açıklarını neşeyle geçtiler,hava kararırken Ağva limanında demirlediler.Torik lakerdanın satılmamış kısmıyla,mısır ekmeği akşam yemekleriydi.Erik rakısıda çilingir sofrasını tamamladı.&lt;br /&gt;ŞEREF,GECE DENİZCİ GENCE;BEŞİK9TAŞ'I,CAN ARKADAŞI AHMET FETGERİYİ VE FUTBOL TOPUNUN HİKAYESİNİ ANLATTI hiç susmadan...Sonra bir köşeye kıvrıldı.Sabah yüzüne doğan yakıcı güneşle uyandı.Kardelen,Pazarbaşı burnunu aşmış,yelkenlerini Karasuya doğru dolduruyordu.Teknenin genç reisi,Asiye türküsünü söylüyor,bir yandan da yanıbaşlarındaki yunuslara mısır ekmeği atıyordu.Arasıra da ''KARDELENİM...SEVDİĞİM...''gibi mırıldalanmalarla sevgilisini anıyordu.O gece Akçakoca,ertesi gece Amasra limanında yattılar.&lt;br /&gt;Amasra limanı çıkışı denizci gözlerini ufka dikerek''HAVA PATLICAK AĞAM''dedi.Şeref baktı,baktı...KEYİFLİ VE GÜNEŞLİ BİR 19 MAYIS SABAHINDAN BAŞKA BİR ŞEY GÖREMİYORDU..Önemsemedi.&lt;br /&gt;öğlene doğru deniz kararmıştı.''KARADAN NEDEN BU KADAR UZAKLAŞTIK?'' diye sordu Şeref.&lt;br /&gt;-Ağam kaba dalga vuruyor,burnu çevirdim.&lt;br /&gt;Bir süre sonra öyle bir fırtına başladıki,Şeref'in içi&lt;br /&gt;dışına çıktı.''YELKEN İPİNDEN UZAK DUR AĞAM,AYAĞINA DOLANMASIN''dedi reis.Bir büyük dalga geçti üzerlerinden.Sonra bir daha...Dümen tutan avuçları ezilmişti denizcinin.Şeref yelken ipini tutmaya çalışsada,direk kopup, denize düştü.denizcinin çığlığı yağmura karıştı.&lt;br /&gt;-Ağam ipi sal!&lt;br /&gt;Şeref duyamadı,boyunun neredeyse beş katı bir dalga,sancak tarafından tekneyi alabora etti.Dalga çurunun dibindeki teken,denizin altında kaldı.&lt;br /&gt;Denizci büyük bir çeviklikle kendini yukarı itip sudan çıktı.YÜZBAŞI ŞEREF SU ÇEKMİŞ ASKER ÜNİFORMASININ AĞIRLIĞI VE ÇİZMESİNE DOLANANYELKEN İPİYLE,HIZLADİBE BATIYORDU.YARIM DAKİKA MKADAR SÜREN BU DALIŞ,AĞAĞINDAN ÇÖZÜLEN İPLE DURDU.artık teknenin ağırlığından kurtulmıştu ama üzerindeki büyük mavilikle uğraşacak gücü kalmamıştı.Bulanık denizin derinliklerinde gözleri açık çırpınıp duruken,yanından geçen beyaz birşey gördü.bu,yukarı çıkan Erthold marka futbol topuydu.BEŞİKTAŞIN GOL YEMEZ KALECİSİ ŞEREF TOPA DOĞRU UZANDI,uzandı...&lt;br /&gt;Kerempe Burnunda baygın yatan denizcinin genç bedeni,kumsalda dalgalarla birlikte salınıyordu.Hemen yanında bir futbol topu vardı.Genç denizci yüzünü paramparça eden kayalıkların üzerine çıkıp bağırdı:&lt;br /&gt;-Ağam! Ağam!&lt;br /&gt;Cevap gelmedi.YÜZBAŞI ŞEREF,HAYATININ GOLÜNÜ KARADENİZİN SOĞUK SULARINDA YEMİŞTİ.Yanından geçip su yüzüne doğru yükselen yopa yetişememiş ve karanlıklar birkaç saniye içinde onu dibe çekmişti.&lt;br /&gt;1924 yılında birgün, Fetgerinin Akaretlerdeki konağına bir kadın geldi.Elinde bir torba vardı.Ahmet Bey,bu beklenmedik misafirin getirdiği torbada çıkan futbolo topuna uzun uzun baktıktan sonra sordu:&lt;br /&gt;Nedir bu bacım,nerden buldun bu topu?&lt;br /&gt;İstiklal Savaşında şehit düşen kocamın vasiyetiydi,ona birşey olursa bu topu mutlaka size vermemi istemişti...&lt;br /&gt;SENİN ADIN NE BACIM?&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;KARDELEN&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-8370280073736729602?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/8370280073736729602/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/kardelen.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8370280073736729602'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/8370280073736729602'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/kardelen.html' title='Kardelen'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SX7wFOvkpvI/AAAAAAAAACY/W0woeugYOLE/s72-c/a.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-513537356545244147</id><published>2009-01-25T15:55:00.003+02:00</published><updated>2009-01-25T20:02:06.672+02:00</updated><title type='text'>En sıkıcı "Roman"</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SXxvYKpCytI/AAAAAAAAACQ/ruSQiVcCN1g/s1600-h/7_240680_bjk_sev2501_414_232.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 112px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SXxvYKpCytI/AAAAAAAAACQ/ruSQiVcCN1g/s200/7_240680_bjk_sev2501_414_232.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5295229722844908242" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Futbola verilen 1 aylik aradan sonra 2. yarınin başlamasıyla tüm futbolseverler gibi bende televizyonumun karsisina geçtim. Verilen bu aranin en çok Besiktaş'a yarayacağından hiç bir şüphem yoktu. Yeni transferlerin takımımıza güç katacağı aşikardı. Verilen bu ara sayın Denizli'nin kafasındaki taktiği takıma iyice ezberletmesi için olabilecek en faydalı zaman dilimiydi. Fakat bu bahsettiğim bütün olumlu şeylerin hiç bir tanesini dün sahada göremedim. Dün sahada şampiyonluğa oynayan bir takım değilde sanki ligin son haftası gelmiş, iddaası olmayan 2 takımın bir maçı oynanıyor gibiydi. Her zamanki gibi kimin nerde oynadığını, Beşiktaş'ın hangi taktik ile oynadığını anlamak imkansızdı. Beşiktaş'ın ne oynadığını sadece izleyenler değil oynayan futbolcular bile anlamıyor. Dün rakip Denizlispor değilde, güçlü bir takım olsaydı 2. liverpool vakaası olmaması için hiç bir sebep yoktu. Beşiktaş'ın tek olumlu yönü Yusuf'un attığı akıl dolu paslardı. Bunun yanında Beşiktaş'ın rakibine hiç pozisyon vermemesi mutluluk vericiydi fakat Denizlispor'un zayıf kadrosuda bundaki en büyük etkendi. Beşiktaş bir çok pozisyona girdi fakat bu da kaçarmı diyeceğimiz hiç bir pozisyonu yok. Zaten Beşiktaş golüde Denizlispor'un en tecrübeli futbolcusu Roman Kratochvil'in ters vuruşundan kazandı. Başka türlüde Beşiktaş gol atamazdı zaten. Beşiktaş böyle oynamaya devam ettiği sürece ilk yarıdaki gibi hiç bir büyük maçı kazanamaz. Sayın Denizli'nin göreve geldiğinden beri bahsettiği göze hoş gelen futbolu halen göremedik merakla bekliyoruz. Daha önceki bir yazımda uyardığım gibi Beşiktaş kolayca kırmızı kart görmeye devam ediyor. Birde sarı kart cezası sınırında oynayan 3 4 oyuncusu var Beşiktaş'ın. Ligin ilerleyen haftalarında gerilim arttıkça bu kartların değeri daha iyi anlaşılacak fakat iş işten geçmiş olacak dikkat!&lt;br /&gt;Maçın hakemi Selçuk Dereli'ye de ufak bir parantez açmak istiyorum. Maçta verdiği tek doğru karak Zapo'ya gösterdiği kırmızı karttı. Maç boyunca çıkardığı basit sarı kartlar maçın gerilimini gereksizce arttırdı. Selçuk Dereli'nin yönettiği her maçta olay çıkıyor. Geçen hafta bir programa katılıp program boyunca saz çalmıştı. O işte daha başarılı gibi duruyor.&lt;br /&gt;Son olarak gelelim Beşiktaş taraftarına. Geçmişten gelen gerilim hakemin verdiği en ufak bir hatalı kararda ortaya çıkıyor. Beşiktaş taraftarı küfür ettikçe rakiplerin ekmeğine yağ sürmeye devam ediyor ve bunun takımına zarar verdiğini bir türlü farkedemiyor. Bu sene rekor para cezası alan Beşiktaş'ın büyük ihtimal bir sonraki maçını seyircisiz olarak oynayacak. Eğer PFDK bu hafta toplanmaz ise bu seyircisiz maç Trabzonspor maçı olacak. Bu demek oluyorki Beşiktaş en büyük rakiplerinden biriyle kendi sahasında seyircisiz oynayacak. Olası bir kayıpta bunun sorumlusu kim olacak? Beşiktaş taraftarı buna artık bir son vermeli. Bundan sonra edilecek her küfürde bunun saha kapatma cezası olarak geri döneceğinin farkına varmalı yoksa bu işin sonu hiç iyi olmayacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-513537356545244147?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/513537356545244147/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/en-skc-roman.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/513537356545244147'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/513537356545244147'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/en-skc-roman.html' title='En sıkıcı &quot;Roman&quot;'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SXxvYKpCytI/AAAAAAAAACQ/ruSQiVcCN1g/s72-c/7_240680_bjk_sev2501_414_232.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-1778847140202817253</id><published>2009-01-10T23:46:00.005+02:00</published><updated>2009-01-11T00:33:02.714+02:00</updated><title type='text'>Karabulut'u Şimşek Çarptı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWkXrCDBmtI/AAAAAAAAABg/ZzEtr-9Pahk/s1600-h/7114763.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px; height: 200px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWkXrCDBmtI/AAAAAAAAABg/ZzEtr-9Pahk/s320/7114763.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5289785265374730962" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bir yanda henüz 21 yaşında Türk futbolunun gelecekteki yıldızları arasında gösterilen, Ümit Milli takımımızın en yetenekli oyuncusu Aydın Karabulut bir yanda ise 34 yaşına gelmiş belkide futbol hayatını 1 sene sonra noktalayacak Yusuf Şimşek. Günümüz futbolunda altyapıdan yetişen futbolculara verilen önemin artmasına rağmen böyle bir transferin gerçekleşmesi hele ki Aydın'ın üstüne bu yılın flash transferi olan Tuna Üzümcü artı 600 bin euro verilip 34 yaşındaki Yusuf Şimşek'ın alınmasını hayretler içinde izlemekteyim. Türkiye'de alt yapıdan yetişen oyuncu sayısı bir elin parmaklarını geçmeyecek kadarken böyle yetenikli bir oyuncuyu satmak Beşiktaş'a ihanet etmek değildir de nedir? Birde opsiyon koymuşlar. Neymiş efendim isterlerse 10 milyon euro versinler biz istedğimiz zaman 500 bin euro karşılığında Aydın'ı geri alabilecekmişiz. Hadi Aydın'ın fikri olmadan Bursaya sattın. İstediğim zamanda geri alabilirim maddesi ekledin. Peki adama sormazlar mı bakalım Aydın bir daha seni isteyecek mi? Hiç sanmıyorum...  Günü kurtarmak için yapılan transferlerin takıma birşey katmadığının örneğini defalarce gördük. Umarım ben yanılırım ve Yusuf Beşiktaş'ta çok başarılı olur. Birşeyi de belirtmek istiyorum. Yusuf'un yeteneklerine bir futbol sever olarak hayranım. Türkiye'nin gelmiş geçmiş belkide en yetenekli 10 numaralarından birisi. Ama hem yaşı hemde güçsüz Beşiktaş ortasahasında koşmayan bir Yusuf ne kadar iş yapar büyük soru işareti.&lt;br /&gt;Gelelim günün maçı olan Beşiktaş - Gaziantepspor maçına. Beşiktaş gruptan çıkmayı garantilemesine rağmen bu maçın çok zevkli geçeceğini düşünüyordum çünkü rakip bu yılın flash takımlarındandı. Futbol olarak göze hoş gelen bir oyun stilleri vardı. Kadrolar açıklandığında bu maçın pozisyonsuz geçeceği çok belliydi. Beşiktaş'ın orta sahası birbirinin kopyası tamamen defans özellikli Cisse Sivok ve Ugur İnceman'dan oluşuyordu. Tellosuz ve Delgadosuz Beşiktaş'ın ileriye gidemeyeceği çok belliydi. Böyle bir orta sahaya karşı Gaziantep'in pozisyon bulmasıda imkansızdı. Maçın ilk yarısında futbol adına en ufak bir şey sahada varmıydı? Yada kaleye şut çekildi mi? Eğer çekildiyse ben göremedim. Bu kadar sıkıcı maçlar oynandıkça futbola olan ilgi gittikçe azalıyor. Sıkıcı bir ilk yarının ardından ikinci yarı azda olsa kıpırdamalar başladı. Oyuncu kalitesi daha yüksek olan Beşiktaş zar zorda olsa bir kaç atak geliştirdi nitekim ceza sahası içinde topla buluşan Nobre klasik gollerinden birini attı ve Beşiktaş namağlup olarak en zor grubu lider tamamladı. Zaten maçın tek olumlu hareketi belkide tek önemli pozisyonuydu. Beşiktaş açısından bu kadar önemsiz bir maçta bile oyuncuların bu kadar sarı kart ve üzerine Gökhan'ın kırmızı kart görmesi Denizli'nin çözmesi gereken en büyük sorunlardan biri. Yoksa bu gidişle Beşiktaş'ın başı bu kartlar ile belaya girecek. Dikkat!&lt;br /&gt;Beşiktaş yarın başlayacak Antalya kampını çok iyi şekilde değerlendirmeli. Eğer 2. yarıya iyi bir şekilde başlarsa fikstür avantajının da yardımıyla iyi bir yere gelebelir. Yusuf'unda transferi ile birlikte Denizli'nin sistemde ne gibi değişiklikler yapacağını merakla bekliyorum. Umarım Denizli ideal 11'ine kavusur ve ikinci yarı ile birlikte Beşiktaş'ı özlenen başarılara kavuşturur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-1778847140202817253?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/1778847140202817253/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/karabulutu-imek-arpt.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/1778847140202817253'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/1778847140202817253'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/karabulutu-imek-arpt.html' title='Karabulut&apos;u Şimşek Çarptı'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWkXrCDBmtI/AAAAAAAAABg/ZzEtr-9Pahk/s72-c/7114763.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>8</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-6006474232907006498</id><published>2009-01-06T22:36:00.003+02:00</published><updated>2009-01-06T23:37:32.989+02:00</updated><title type='text'>Protesto Yağmuru</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWPEZ1KxwwI/AAAAAAAAABY/b0epjMdg1VI/s1600-h/Protesto.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 169px; height: 138px;" src="http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWPEZ1KxwwI/AAAAAAAAABY/b0epjMdg1VI/s320/Protesto.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5288286335511151362" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Güne Beşiktaş Barbaros bulvarında İsraili protesto ederek başladı Beşiktaş taraftarı. Gazzede olan olaylar her insan gibi Beşiktaş taraftarınıda çok etkilemişti ama bu protesto bugunkü tek protesto olmayacaktı. Maçın başlamasına dakikalar kalmıştı ama bir türlü Beşiktaş'ın kalbi dediğimiz kapalı üst tribünde kimseyi göremiyordum. Kapalı üstü boydan boya kaplayan siyah bir bayrak vardı. Belliki çok iyi şekilde hazırlanmış protesto bizi bekliyordu. Bütün kapalı tribün kapalı altta toplanmıştı. Yağmurlu bir günde görmüştüm seni diyerek başladı Beşiktaş Gaziantep Büyükşehir Belediyespor maçı. Günlerdir güneş görmeyen, aralıksız yağan yağmurun büyük etkisi olsa gerek. Beşiktaş taraftarı her zamanki gibi takımını destekliyordu taki Beşiktaş golü bulana kadar. Ne zaman Beşiktaş golü buldu, maça olan ilgi tamamen bırakıldı ve yayıncı kuruluş LigTV ye olan protestolar başladı. Zaman zaman taraflı yorumlar yaptıklarına inandığım bu kanal için bir Beşiktaşlı olarak protesto yapılmasını çok doğru buluyorum ama peki onca küfüre ne demeli? Dünya'nın sayılı tribünleri arasında gösterilen, yaptığı akıl dolu bestelerle namını tüm dünya'ya yaymış bu taraftara küfür yakışıyor mu? Kendimizce yüzde yüz haklı olduğumuz protestomuzda, futbolu kirli ellerden kurtarma savaşımızda sizce haklıyken haksız duruma düşmüyor muyuz ?&lt;br /&gt;Neyse birazda futbol konuşalım. Lige verilen 1 aylık arayı takip ettiğimiz kadarıyla en iyi değerlendiren Beşiktaş. Bende bu umutla geçtim televizyonun karşısına. Kendimi Beşiktaş'ın düzeleceğine bu arayı gerçekten iyi değerlendireceğine ve bugün rakibin zayıf olmasına rağmen çok iyi oynayacağına o kadar inandırmışım ki sayın Mustafa Denizli'nin halen inadından vazgeçmemesi, Zapo'yu ön libero oynatması bile benim düşüncemin değişmesine neden olmadı. Ne zaman maç başladı aradan 10 dakika geçti aslında değişen hiç birşeyin olmadığını farkettim. Bu oyuncu kitlesiyle 3 lü defans oynanmayacağını, Beşiktaş'ın rakibi olan aralarında 2 pas yapabilen her takımın defalarca pozisyona girebileceğini genç bir futbol sever olarak ben dahil görebiliyorsam, kariyerine büyük saygım olan sayın Denizli neden göremiyor? Hala aynı tas aynı hamam. Yine ne yaptığını bilmez 11 oyuncu. Tamam belki hepsi iyi niyetliler bir şeyler yapmaya calışıyorlar ama onlar ne yapsın? Hele ki ilk yarıda Zapo'nun ön libero oynaması içler acısı. Allahtan bu denemesinden 2. yarı vazgeçti sayın Denizli. Bu maçta da anladıkki Beşiktaş'ın acil bir ön liberoya ihtiyacı var. Bu boşluğu Sivok ile doldurmak kesinlikle yeterli olmayacaktır. Acilen Cisse'nin yerine kaliteli bir ön libero alınmalıdır. Devre aralarında bu derece kaliteli bir oyuncu bulmak belki çok zor ama eğer Beşiktaş elindeki fikstür avantajını kullanmak istiyorsa en az 1 transfere kesinlikle ihtiyacı var. Yoksa şampiyonluk hayal... Birde anlayamadığım bir şey var. Beşiktaş'ın Tuna Üzümcü diye sene başında Gençlerbirliğinden aldığı bir futbolcu var. Tanıdınız mı? Hani hiç bir lig maçında henüz forma giymeyen. Hadi diyelim onu Ertuğrul sağlam aldı ben takımımda düşünmüyorum diyebilir sayın Denizli. Peki gruptan çıkmayı garantilediğin, karşında 2.lig takımı olan bir kupa maçında maçın sonlarına doğru sakatlanan defans oyuncunun yerine bile girmeyi haketmiyormu bu adam? O kadar mı kötü? Peki neden alındı bu arkadaş? Bilen varsa sölesin...&lt;br /&gt;Maçtan önce ön yargı ile yaklaştığım Gaziantep B. Belediyespor'a da ayrı bir paragraf açmak istiyorum. Bir çoğu Galatasaray alt yapısından yetişmiş çok koşan ayağa iyi pas yapan genç bir takım kurmuşlar. Eğer bu kadro ile 2 3 yıl sabredip devam ederlerse çok iyi yerlere geleceklerine inanıyorum. Bugün aldıkları 3 gollü yenilgiye rağmen hiç korkmadan sürekli saldırarak göze hoş gelen bir futbol oynadıkları için kendilerini tebrik ediyorum.&lt;br /&gt;Son olarak tüm Beşiktaşlılardan tek istediğim lütfen Beşiktaşlı duruşlarımızı bozmadan devam edelim. Zaten tüm Türkiye herşeyin farkında Beşiktaş'ın yanında küfürler hariç...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayalım ki;&lt;br /&gt;Asıl olan Hayattır, Hayatta Beşiktaş&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-6006474232907006498?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/6006474232907006498/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/protesto-yamuru.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/6006474232907006498'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/6006474232907006498'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/protesto-yamuru.html' title='Protesto Yağmuru'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWPEZ1KxwwI/AAAAAAAAABY/b0epjMdg1VI/s72-c/Protesto.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2902427418069353810.post-1588813847680636898</id><published>2009-01-05T22:21:00.000+02:00</published><updated>2009-01-05T22:45:39.988+02:00</updated><title type='text'>Merhaba</title><content type='html'>Nasıl ki ilk biriyle tanışırken merhaba dersiniz, nasıl ki hocanız sınıfa girdiğinde merhaba arkadaşlar der, nasıl ki bir programlama dersinde ilk olarak ekrana merhaba yazdırırsınız işte bende bloğuma merhaba diyerek başlamak istiyorum. Herhalde bir IT öğrencisi için başka bir seçenek yok diye düşünüyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben 22 yaşında IT bölümü 3.sınıf öğrencisi, aşık olduğu bir sevgilisi olan, boş zamanlarında bilgisayar oynayan, spor yapan, sosyal faaliyetlere önem veren, sürekli gezen, arabalara karşı aşırı ilgisi olan, ve hem futbol izlemeyi hemde oynamayı çok seven biriyim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blog yazmaya karar vermemin en büyük sebebide futbola ve özellikle Beşiktaş'a karşı olan sevgimdir. Diğer bir sebebi ise çevremdeki bir çok kişinin bloğunun olduğunu farkettim ve biran kendime dedim ki: Benim neden olmasın?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra her hafta Beşiktaş ile ilgili blog yazacağım ve o hafta içinde olan tüm spor olaylarını kendi açımdan genç bir Beşiktaşlı olarak değerlendireceğim. Artısıyla eksisiyle Beşiktaş ile ilgili herşeyi bundan sonraki bloglarımda bulabileceksiniz. Büyüklerimden öğrendiğim Beşiktaşlı duruşunu da bloglarımda sergilemeye çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Unutmayalımki;&lt;br /&gt;Beşiktaşlı olmak Başarmaktır...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2902427418069353810-1588813847680636898?l=siyahbeyazcumleler.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/feeds/1588813847680636898/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/merhaba.html#comment-form' title='8 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/1588813847680636898'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2902427418069353810/posts/default/1588813847680636898'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://siyahbeyazcumleler.blogspot.com/2009/01/merhaba.html' title='Merhaba'/><author><name>Sercan Karaca</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://2.bp.blogspot.com/_P3Yb9CAczMk/SWJkXo-njlI/AAAAAAAAAAM/cRFYK3z2hjU/S220/19012008296.jpg'/></author><thr:total>8</thr:total></entry></feed>
